“Anlat Bakalım Uğur’cuğum, Kybele nedir?!…”
Mert Yapım Medya yapımcılığında çekilen Kybele’nin Laneti: İstila’nın yönetmen ve senarist koltuğunda Nefrin (2017), Semur 2: Cinlerin Büyüsü (2020), Enna: Kara Büyü (2021), Lietli Cin Kabilesi (2021), Mefruh: Vahşeti Cin (2021), Müsfer: Cin Kabilesi (2021), Semur 3: Kıyamet-i Cin (2022), Mihrez 2: Cin Padişahı (2022), Motelde Katliam (2023), Habis: Son Dua (2025) gibi yapımlarda oyuncu olarak karşımıza çıkan; İfritin Mührü (2024) filminin ise yönetmenliğini ve senaristliğini yapmış olan Zülfü Hamit Altın oturuyor. Görüntü yönetmenliğini Cin Daveti (2024) filminde oyuncu olarak karşımıza çıkan Akmyrat Aylyyev’in üstlendiği yapımın oyuncu kadrosunda ise Zülfü Hamit Altın’ın yanı sıra Metin Keçeci, Fadime Yıldız, Özkan Şahin, Ali Sarıaslan, Tülay Bulut, Hamza Özer, İsmail Yılmaz, Hasan Çalışkan, Deniz Erinç, Musa Sezgin gibi isimler yer alıyor.
Yapımın konusunu bir köyde yaşanan doğaüstü olaylar oluşturuyor. 25 haneli küçük bir köyde, sakin yaşamları, köy halkından birinin yaşadığı ağır psikolojik rahatsızlık sebebiyle değişir. Tılsımlı ilimlere vakıf Ruken Hoca’nın köye gelmesiyle tuhaf ve açıklanamaz olaylar baş gösterir, köy görünmeyen bir karanlığın içine sürüklenir. Umutsuzluğa kapılan köy halkı ve muhtar, çareyi maneviyatı yüksek bilge bir dedede bulur. Ancak dedenin yardımı, köyü büyük bir sınavdan geçirecek ve bu karanlık dönemde herkesin inancı ve cesareti sınanacaktır.
Öncelikle birbirinden kopuk, doğaçlama yapılmaya çalışılan ancak doğaçlama da yapılamadığı için aynı cümlelerin tekrarlandığı, köyü tanıtmak adına bölgenin çeşitli yerlerinde çay içilmek üzere toplanıldığında kısa ölçekli konuşmaların yapıldığı, sonrasında “Haydi şuraya gidelim” denilerek köyün sokaklarında uzun uzun yüründüğü, çekim kalitesi de düşük olan bir yapımla karşı karşıya olduğumuzu belirtmek gerekiyor. Sinema web sitelerine dağıtılmış olan, yukarıda da yer alan konusu maalesef filmin içerisinde izleyicilere yansıyamıyor zira köy halkından biri ağır bir psikolojik rahatsızlık yaşamıyor; köyün imamı doğaüstü bir durum yaşıyor ve bunun üzerine Ruken Hoca köye davet ediliyor. Ruken Hoca’yı kendileri köye davet etmiş oldukları halde kendisine soru sormaya korkuyorlar, haliyle de Ruken Hoca daha da fazlasını yapabilme olanağı buluyor. Roll-caption’da iblis olarak geçen kadınların makyajları ise başarısızın da ötesinde. Yine yapımın verdiği konuda geçen Bilge Dede ile anlaşamamış olmalılar ki, başta doğaüstü olay yaşamış olan (ancak sonrasında bu konuya asla dönmeyeceğimiz) imam kolları sıvıyor ve durumu bertaraf etmeye çalışıyor. Yapım ekibinin Anadolu kökenli bir tanrıça olan Kybele’yi ne sandıkları konusunda en ufak bir fikrimiz olmasa da yapımın içinde Ruken Hoca’nın Kybele’den yardım aldığı vurgusu bulunarak yapımın adına Kybele konulması hak biliniyor. Doğrusu, yerli korkularımız arasında Horoztepe Kadın heykelciğinin Pazuzu diye nitelendirildiğini görmüşlüğümüz olduğu için böyle şeylere şerbetliyiz. Komedi yapımlarından görmeye alışkın olduğumuz Metin Keçeci başta olmak üzere oyuncuların performanslarının da komediye yakın olduğunu söylemek gerekiyor. Bu nedenle haliyle bu duruma da şaşıramıyoruz. Yani neresinden tutmaya çalışırsanız çalışın sinemasal gereksinimleri karşılamaktan uzak bir işle karşı karşıya olduğumuzu belirtmek gerekiyor.
Sonuç olarak Kybele’nin Laneti: İstila; gösterime girmemesi gereken bir yapım olmaktan öteye geçemiyor.
