29 Ağustos 2026
ifritin-muhru-banner

“Dublajla Ağlat Beni…”

Gris Production yapımcılığında çekilen İfrit’in Mührü’nün yönetmen ve senarist koltuklarında Nefrin (2017), Semur 2: Cinlerin Büyüsü (2020), Enna: Kara Büyü (2021), Lietli Cin Kabilesi (2021), Mefruh: Vahşeti Cin (2021), Müsfer: Cin Kabilesi (2021), Semur 3: Kıyamet-i Cin (2022), Mihrez 2: Cin Padişahı (2022), Motelde Katliam (2023) gibi yapımlarda oyuncu olarak karşımıza çıkan Zülfü Hamit Altın oturuyor. Görüntü yönetmenliğini İlkşans Tan’ın üstlendiği yapımın oyuncu kadrosunda Tülay Bulut, Metin Keçeci, Zülfü Hamit Altın, Levent Çakır, Ece Baykal, İsmail Yılmaz, Musa Sezgin, Yılmaz Calman, Fatoş Sezer, Tuğçe Yıldırım gibi isimler bulunuyor.

Yapımın konusunu bir gazetecinin gizemli bir şekilde insanların kaybolmasını araştırmak için gittiği köyde başından geçenler oluşturuyor. Patronu gazeteci Leyla’yı çağırarak memleketinde olan bir haberi ona vereceğini söyler. Leyla çantasını toplayıp uzun zamandır gitmediği memleketine doğru haber aşkıyla yola çıkar. Ancak oraya vardığında köylülerin kendisinden hiç de haz etmediğini fark edecek ve kendini doğaüstü olayların içerisinde bulacaktır.

Çekim kalitesi orta halli olan yapımın çekim açıları bir hayli sorunlu. Özel efektlerin düzgün yapılamaması, ağlaması gereken ancak ağlayamayan kız çocuğuna genç bir kadın ağlama sesinin dublajlanması gibi sorunlara ek olarak kötü diyaloglar ve vasatın altında oyuncu performansları eklenince seyri hayli zor bir yapımla karşı karşıya kalınıyor. Tam olarak ne amaçla yapıldığı anlaşılamayan ayinler, koruyacağı söylenen ancak ne musallattan ne de cin çarpmasından koruma yetisi olmayan bir kolye gibi adeta gelişigüzel serpiştirilmiş unsurların yanı sıra köyde uygun kaçmayacak gecelik gibi bir beyaz elbiseyle dolanan, kendini uğradığı saldırıdan kurtardığını sandığınız anda öldürülmek üzere köy meydanına getirilen bir karakter de cabası. Herkesin cep telefonu kullandığı bir köyde nostaljik gaz lambalarıyla ormanda yürüyüşe çıkan karakterler ise artık bu tarz düşük ölçekli yapımların alametifarikası olduğu için onu saymıyorum bile.

Üstelik bütün bunların yanı sıra 75 dakika süresi olan yapımın ilk iki dakikaya yakın süresinin yapımın içinden kesitlerin fragman gibi yerleştirilmiş oluşu, pek çok kez kullanılan dolunay görüntüleri ve en az üç kez karşımıza çıkan köy meydanında linç sahnesi ile uzun uzun süren bakışma, rüyada huzursuz kıpırdanma, anlamsız yürüme gibi sahnelerin de varlığını düşünürsek elimizde kısa film olabilecek kadar bir donenin olduğunu söylemek rahatlıkla mümkün.

Sonuç olarak İfritin Mührü; bir sahnede anlamsız şekilde bir tılsım görünen, ismini de muhtemelen bu tılsımdan alan ancak teknik sorunları ve kötü oyuncu performansları nedeniyle gösterime girmemesi gereken sınıfı geçme şansı olmayan bir yapım.