15 Eylül 2026
buyu-3-son-ayin-banner

“Hangi Büyü Hangi Ayin?”

Box Office ve afişindeki ibarelere göre VistaMotion, NNC Medya ile Servet Aksoy ortak yapımcılığında; filmde ve Kültür Bakanlığı’nda geçen ibarelere göre ise VistaMotion ve Makinist Film ortak yapımcılığında İstanbul ile Kocaeli’nde çekilen Büyü 3: Son Ayin’in yönetmen koltuğunda Cin Deresi: Müsfer (2019) filminin müziklerini ve yapımcılığını; Semur 2: Cinlerin Büyüsü (2020) filminin senaristliğini ve yönetmenliğini; Enna Kara Büyü (2021), Semur 3: Kıyamet-i Cin (2022) filmlerinin yönetmenliğini yapmış olan Burak Çelik oturuyor. Senaryosunu Alkarısı: Cinnet (2015), Kü’fa: Cin Kapanı (2015), Gassal (2015), Şeytanın Çocukları: El Ebyaz (2016), Alem-i Cin 4 (2023) gibi filmlerin de senaryolarını yazmış olan Alper Kıvılcım’ın kaleme aldığı, görüntü yönetmenliğini Robert Reed Altman’ın üstlendiği, müzikleri Güven Özkaya tarafından gerçekleştirilen yapımın oyuncu kadrosunda ise Merve Sevin, Kristine Kay Larsen, Ece Su Uçkan, John Philbin, Sophia Matthias, Yaşar Üzer, Lara Fandaklı, Melih Özkaya, Cihan Tangerli, Elif Baysal, Yeşim Emre, Gürkan Erduvan, Nurat Erkol, Engin Akyıldırım, Oktay Arabacı, Zülfi Hamit Altın gibi isimler bulunuyor.

Yapımın konusunu Anadolu’nun ıssız bir köyünde yarım kalan yasaklı ritüelin, 22 yıl sonra Mezopotamya kökenli kadim bir varlığın lanetiyle yeniden canlanarak iki farklı kıtaya ve inanca ortak bir tehdit olması oluşturuyor. Anadolu’daki unutulmuş bir mezar kazısı ile Los Angeles’ta yaşanan esrarengiz bir doğum, kadim metinlerde yer alan kehanetleri tetikleyerek İslam ve Hristiyanlık dünyasını aynı gizemin merkezinde buluşturur. Mezopotamya kökenli Pazuzu’nun dünyaya geçiş yapabilmesi için gereken “Son Ayin” süreci, iki kıta arasında görünmez bir kapının açılmasıyla aktif hale gelir. Kehanete göre iki ayrı noktadaki kapıların aynı anda açılması durumunda ritüel tamamlanacak ve yayılan lanet dünyayı ele geçirme aşamasına geçecektir.

Afişinde ve fragmanlarında ABD – Türkiye ortak yapımı olarak geçen, Kulyas 2: Zikr-i Ayin (2025)’den sonraki ikinci yapım olan Büyü 3: Son Ayin’in Los Angeles görüntüleri bulunsa da çekimleri Türkiye’de gerçekleştirilmiş. Yani bu kez iki kıtalı bir yapımla karşı karşıyayız. Ancak bahsi geçen diğer yapımın 37 mekân kullanımına karşılık bu yapımda 4 ya da 5 mekânla karşılaşıyoruz ve bu nedenle yarışa 1-0 geride başlanıyor. Üstelik bu yapımda gerçekten yabancı dili şive ile konuşmayan yabancı oyuncular karşımıza çıkıyor ki bu da durumu 1-1 hale getirmeye yetiyor. Ancak senaryo ve hikâye bağlamında her ikisi de sınıfta kalan yapımlar olmaktan kurtulamıyor. Anadolu’da geçmişte yapılmış bir mezar değil yasal olmayan bir define kazısı var ve bu kazı sırasında Pazuzu heykeli bulunuyor ki; Pazuzu heykelini bulmak bu kadar kolayken Taylan Işıklar’ın yazıp yönettiği Dehşet Ekranı: Habis Ruh (2025) adlı yapımda Pazuzu heykeli yerine bereket tanrıçası heykeli ile karşılaşmıştık. Dehşet Ekranı: Habis Ruh (2025)’a böylelikle bir gol atılmış oluyor. Yukarıdaki yapımın konusunda da görüleceği üzere, kağıt üzerindeki senaryo ile izleyicilerin karşısına çıkan hikâye arasında ciddi farklar bulunuyor. Öyle ki, yukarıda yazılmış olan konu maalesef yapımın içerisinde yok.

Büyü 3: Son Ayin (2026); 2004 yapımı, serinin ilk filmi olan Büyü (2004)’nün izinden giderek, bir grup gencin kazıya gitme yolculuğu ile başlıyor. Ancak bu kazı belli ki illegal zira başlarında bir profesörleri bulunmayan, iki sevgili çift olan dört gençten oluşuyor. Bu gençler daha önce konuşulduğu üzere muhtar tarafından ayarlanmış köy evine yerleşiyorlar. Ancak biz bu gençlerin kazıya ya da araziye çıkmamak için sürekli çay içerek evde pineklemelerini izliyoruz. Bu sırada yine serinin ilk filminde yer alan İpek Tuzcuoğlu’nun canlandırdığı Ayşe karakteri yerine İpek Tuzcuoğlu’nun Asmalı Konak (2002-2003) dizisindeki haline benzeyen Gökçe adında hacamat yapan bir karakter ile karşılaşıyoruz. Gençler köy evinde tabii ki rahat durmayarak sevişiyorlar ve bunun üzerine Los Angeles stüdyolarına bağlanarak orada genç bir kızın cinlenmeye başlamasına şahit oluyoruz. Annesi hemen bir rahip çağırıyor ve kızı yatıştırmaya çalışıyorlar. Amerikalı rahibimiz bilenlere danışmaya gittikten sonra kızımızın “Türk Anadolu Büyüsü”ne maruz kaldığını söyleyerek cinlenmiş kızımız ile annesini İstanbul’da tanıdığı Alexis adlı bir rahibe yönlendiriyor. Bu rahibimiz de Türkiye’ye öyle alışmış ki asla İngilizce ya da Latince konuşmuyor, Amerikalı rahibimiz kendisini aileye simultane çeviri yaparak tanıştırıyor, sonra da onları Türkiye’deki rahiple bırakarak Amerika’ya dönüyor. Öyle ki Türkiye’deki rahip Türkçe konuşuyor, Amerikalı aile İngilizce konuşuyor ve bu grup sorunsuz iletişim sağlıyor. Amerika’daki ailenin Türkçeyi nereden öğrendiği muamma… Bundan sonrası sürpriz bozana gireceği için burada sonlandırıyorum.

Ancak ölmüş karakterlerin kurgu hataları nedeniyle bir sonraki sahnede dirildiği, karakterlerin kazı yapmak için geldikleri hâlde kaybolan arkadaşlarını aramak için bile evden zar zor çıktıkları, büyünün ve cinlerin Cahiliye Dönemi’nden kalan batıl itikatlar olduğunu dile getiren imamın büyü yapılan yeri bulmak için yere yakılmış kibrit atarak ayinler yaptığı bir yapım olduğunu söylemek mümkün.

Bütün bunların yanı sıra afişlerinde yer alan “Türkiye’nin ilk korku filmi” ibaresinin de yanlış olduğunun, ilk yerli korku filminin kayıp statüsündeki Çığlık (1946); izlenebilen, kopyası günümüze ulaşan diğer yerli korku filminin ise Drakula İstanbul’da (1953) olduğunun altını çizmek de gerekiyor. Büyü (2004) cin ve büyü gibi İslami unsurları taşıyan ilk Türk korku filmi olarak kabul edilebilir ancak ilk Türk korku filmi kesinlikle değildir. Hatta afiş demişken, afişte yer alan bütün görsellerin stok fotoğraflardan seçildiğini; dolayısıyla karşımızda ‘gerçek’ bir afişin bile olmadığını belirtmek gerekiyor.

Sonuç olarak Büyü 3: Son Ayin; ne anlattığını kendisi de tam bilmeyen, ilk filmin adını kullanarak gişede başarılı olmaya çabalayan ancak aslında gösterime girmemesi gereken bir yapım olmaktan kurtulamıyor.