28 Ağustos 2026
3-gece-habis-banner

“Pınar N’ooldu?”

Mert Yapım Medya yapımcılığında çekilen 3. Gece Habis’in yönetmen koltuğunda Zina (2023)’ün yönetmenliğini de yapan Anastasiia Budakva oturuyor. Görüntü yönetmenliğini Ecinni (2018), Jinna: Karabasan (2019), Semur 2: Cinlerin Büyüsü (2020), Enna: Kara Büyü (2021), Alem-i Cin 3: Salgın (2022), Maric (2022), Rahha (2022) filmlerinin görüntü yönetmenliğini; Mîrcîn (2019), Kahran (2022) ve Babil-i Cin (2022) filmlerinin ise yönetmenliğini yapmış olan Ahmet Yaşar Gümüş’ün üstlendiği, senaryosunu ise Murat Güleç’in kaleme aldığı yapımın oyuncu kadrosunda ise Tutkum Ertok, Ozan Özdemir, Elif Özce, Jale Ak, Kaan Akkoç gibi isimler bulunuyor.

Yapımın konusunu kâbuslar gören bir kadının yaşadıkları oluşturuyor. Defne ve ailesi depremden sonra İstanbul’a yerleşmişlerdir. İstanbul’a taşındıktan kısa bir süre sonra Defne için bir anda kâbus dolu günler başlar. Defne bu kabusların arkasında ailesinden de şüphe eder ama elinde hiçbir bilgi yoktur. 1.ve 2. gece korku dolu geçer; 3. gecenin sabahında ise üzerindeki musallatı öğrenir. Ama öğrendiği şey sadece musallat değildir. Habis cinlerinin onun için 3. gece geleceğidir. Ölüm kapıdan içeriye girmiştir. Defne için 3. gece cehennemdir.

Oyuncuların performansının yetersiz olduğu, sanat yönetimi ve makyajların da hayli başarısız olduğu yapımın olay örgüsü de beyin yakacak cinsten. Hatay depreminden sonra İstanbul’a taşınan ailenin, kaldıkları evden sürekli “virane” olarak bahsetmeleri üzerinden eve bir tekinsizlik verilmeye çalışılmasının yanı sıra, Defne karakterinin erkek arkadaşıyla sevişme sahnesi sonrası hem Defne’nin sevgilisinin hem de çocuğun sonradan eve sevişmek için getirdiği Pınar’ın daha sevişirken halüsinasyon görerek korkması üzerinden It Follows (2014)’a saygı duruşu yapılsa da, mevzu burada kapanıyor zira filmin başlangıcında da jenerik misali logovari yazıyla belirdiği üzere bu bir Ümmü Sıbyan hikâyesi. Ümmü Sıbyan, halk arasında bilinen diğer bir adıyla Alkarısı ya da Albastı, kökenine inildiğinde Lilith’e uzanan ve hamile kadınlar ile bebeklerine musallat olan bir cin rivayeti. Zamanında annesi tarafından muskalarla korunmuş olan Defne’yi zamanında almamış olduğu fark eden cinlerin üç gün süren bu kuşatması Defne’nin seviştiği ve dokunduğu her karaktere de sirayet ediyor. Anne sanki zamanında bunlar yaşanmamışçasına kızı Defne’nin başına gelenlere anlam veremiyor ki bu sayede yapım uzuyor. Defne karakterinin bir anda durugörü yeteneği açılıyor; erkek arkadaşının Pınar adlı kadınla geçmişte neler yaşadığını da sonrasında erkek arkadaşının Pınar’ı evine getirip sevişmesini de bu yeteneği sayesinde izliyor. Cinler Defne’nin sevgilisi ve seviştiği diğer kadın olan Pınar’a da musallat oluyorlar. Peki madem mevzu insan bebeği kaçırmak, “Bu karakterlerin sevişmelerine izin verip doğum kontrol yöntemlerini kullanmalarının önüne geçip hamile kalmalarını sağlayarak bebekleri kaçırmak daha kolay olmaz mıydı?” diye düşünmeden edemiyor insan…

Bir de tabii anlamsız şekilde yapımın hikâyesine yedirilen Hatay depremzedesi olma konusu bulunuyor. Hikâyeye hiçbir katkısı olmayan bu detay, farkında olmadan neden olduğunu ummamızdan başka bir çıkar yol bırakmayan bir alt metne uzanıyor. Öyle ki, odaktaki karakter Defne ve ailesinin depremzede olup Hatay’dan geldiğinin ısrarla vurgulanması, Hatay dahil olmak üzere pek çok şehrimizi etkileyen depremin insanların büyüler yaptırması ve cinlerle uğraşması nedeniyle gerçekleştiği mesajına kadar uzanıyor. Farkında olmaksızın Hatay’daki depremlerin insanların yaptıkları büyüler ve cinlerle uğraşmaları gibi sebeplerden oluştuğunun ima edilmesine ne buyuralım? Ya da sadece, bunu farkında olmadan yaptıklarını umalım… Aksi ihtimali düşünmek bile çok kötü.

Sonuç olarak 3. Gece Habis; gösterime girmemesi gereken, alt metinlerinde sorunlar olan ve temellendirilememiş bir öykü sunmaya çalışan başarısız bir yapım.