“Dinler Tarihine Giriş…”
Boyoz Yapım yapımcılığında çekilen Cin Bebek 3’ün yönetmen ve senarist koltuklarında Gece Gelen: Cin Bebek (2020), Cin Bebek 2 (2020), Şerr-i Cin (2022), Vesvese: Cin Fısıltısı (2022) filmlerinin de senaristliğini ve yönetmenliğini üstlenen Bülent Aydoslu oturuyor. Görüntü yönetmenliğini Gökhan Yılmaz’ın üstlendiği filmin oyuncu kadrosunda ise serinin ilk filmlerinde de oynayan Buse Sevindik, Ömer Polat ve Onur Çimen’e Bülent Aydoslu, Berk Aygül, Melda Yazgı, Öykü Bozkurt ve İrem Orakçı gibi isimler eşlik ediyor.
İlki 2020 yılında çekilen serinin devam filmi olan Cin Bebek 3’ün konusunu daha önce bir cinden hamile kalarak bir bebek doğurmak zorunda kalan Doğa’nın hikâyesi oluşturuyor. Daha önce bir Cin’den hamile kalarak bebeğini doğurmak zorunda kalan Doğa; Cin Bebek’ten ve bebeği isteyen cin aşiretinden kurtulmak için Dinler Tarihi Uzmanı olan bir profesörle iş birliği yapar. Ama işler istediği gibi ilerlemez. Çünkü bebeğin, annesini bırakmaya hiç niyeti yoktur!
Kadrajları ve çekimleri başarılı olan filmin en önemli özelliklerinden biri seri film mantığı ile ilerliyor olması. Serinin ilk filmi olan Gece Gelen: Cin Bebek (2020)’de Doğa adlı karakterin bir cin tarafından tecavüze uğraması ve hamile kalması işlenirken, Cin Bebek 2 (2020)’de doğurmak zorunda kaldığı cin bebeğin peşine düşen cin kabilesi ile mücadele etmek zorunda kalmıştı. Serinin bu ayağında ise Doğa’nın, bir şekilde geri dönen ve onunla kalmak isteyen cin çocuktan kurtulmaya çalışma mücadelesi anlatılıyor. Aynı karakterler ile ilerleyen seride bu bağlamda karakter dönüşümünü görebilmek de mümkün oluyor. Onur Çimen’in ilk filmlerde sergilediği engelli karakterin bu bölümdeki dönüşümünün yanı sıra Bülent Aydoslu’nun canlandırdığı Dinler Tarihi Uzmanı Profesör Adem ile Berk Aygül’ün canlandırdığı profesörün öğrenci asistanı İhsan karakterlerinin yer aldığı sahneler, özellikle filmin en başarılı sahneleri olarak değerlendirilebilir. Buna ek olarak normalde filmlerde verilmeye çalışılan bilgilerin çok didaktik olması nedeniyle azaltılmak zorunda kalınan sahneler bu filmde asla sırıtmıyor ve hikâyenin alt metinleriyle de örtüşen bilgilerin izleyicilere hap gibi geçmesini sağlayacak şekilde sunuluyor olması da filmin hanesine artı puan ekletiyor.
Filmin bir akademinin yapımcılığında çekilmesinin başka avantajları da aralara serpiştirilen kamu spotları. İlk filmde atanamayan öğretmen sorununa değinilmesi ile artı puan almış, ikinci filmde öğretmenin atanması ile devam eden toplumsal sorunlara eğilme meselesi serinin üçüncü filminde de ihmal edilmiyor. Yerde çöpün bırakılmaması, emniyet kemerinin takılmasının önemi, uyku ve kabus sorunları yaşayanların psikiyatriste gitmeleri, doktorun önerdiği miktarın üzerinde ilaç kullanılmaması gerektiği gibi hususları da kör göze parmak olmayacak biçimde sahnelerin içerisine serpiştirmeyi ihmal etmemesi ile toplumsal sosyal sorumluluğunu yerine getirerek başka artı puanları da hanesine ekliyor.
Serinin bir önceki filminde yapılan kadraj ve devamlılık hataları, gereksiz ve uzatılmak için konulmuş sahneler gibi rastladığımız negatif durumların hepsine bu kez dikkat edildiği, serinin kendisini bir üst noktaya taşımak adına çabaladığı, eleştirilere kulak verdiği de net bir şekilde fark ediliyor.
Filmin eksilerine gelecek olursak; bazı sahnelere eklenmiş olan görsel efektler maalesef kötü ve keşke hiç kullanılmasaydı dedirtiyor. Profesörün asistanı Berk Aygül’ün kendisine ilk kez rastladığımız, sınıftaki performansı maalesef başarısız ama sonrasında karakterine ısınmaya başladığını söylemek rahatlıkla mümkün. Yine Doğa’nın ev arkadaşı olarak karşımıza çıkan Duygu karakterinin oyunculuğu ve göz devirmenize neden olacak denli kötü. Bunların yanı sıra renk tonlarından mizansene kadar gerçek anlamda devam filmi mantığıyla tasarlanmış olsa da, “Afişi de daha iyi olabilirdi” dedirtiyor.
Sonuç olarak Cin Bebek 3; yerli korku sinemamızda devam filmi mantığıyla çekilen az sayıdaki filmlerden biri olarak sınıfı geçmeyi başarıyor.
