“Biraz Ondan Biraz Bundan…”
Endonezya yapımı Muslihat, Türkiye’de gösterime girdiği adıyla Musibet’in yönetmen koltuğunda Kita Versus Korupsi (2012) ile Hi5teria (2012) adlı antolojilerde kısa metrajlarıyla yer alan Chairun Nissa oturuyor. Senaryosunu Evelyn Afnilia’nın kaleme aldığı filmin görüntü yönetmenliğini Roy Lolang üstlenmiş. Müzikleri Indra Qadarsih tarafından yapılan filmin oyuncu kadrosunda ise Asmara Abigail, Edward Akbar, Ajeng Giona, Ence Bagus, Tata Janeeta, Fatih Unru, Keanu Azka,Athar Barakbah, Jacqueline Immanuela gibi isimler bulunuyor.
Filmin konusunu yerleştirildikleri yetimhanenin karanlık güçlerle dolu olduğunu keşfeden iki kız kardeşin hikâyesi oluşturuyor. Ebeveynlerini kaybeden iki genç kız, yeni bir hayata başlamak umuduyla uzaklardaki tenha bir yetimhaneye yerleştirilir. Ancak bu yer, sadece çocukların değil, görünmeyen varlıkların da yaşadığı uğursuz bir mekândır. Geceleri duyulan fısıltılar, duvarlarda yankılanan eski ilahiler ve karanlıkta kıpırdayan silüetler giderek daha korkunç bir hal alır. Sessizlik, yerini ani çığlıklara ve açıklanamayan ölümlere bırakır. Bir çocuğun ruhunun ele geçirilmesiyle başlayan kâbus, yapılan bir ruqyah (rukye) ritüelinin ardından kontrolden çıkar. Ritüel, karanlık güçleri durdurmak yerine onları daha da öfkelendirir. Genç kızlardan biri, bilinmeyen bir varlığın hedefi haline gelirken; diğeri, bu karanlığa karşı yalnız başına savaşmak zorunda kalır.
Çekimleri orta halli olan filmde yer alan makyajlar maalesef fazla abartılı olduğu için gerçekçilikten oldukça uzak kalmış. Oyuncuların performanslarının da ortalama olduğu filmde, mekân kullanımı ise başarılı olarak artı puan almayı başarıyor. Makyaj ve performansların yanı sıra filmin gerçekçiliğinin düşme sebebinin bir diğer nedeni ise filmin salonlarda Türkçe dublajlı olarak gösterilmesi. Bu tercih nedeniyle karakterler ile ses tonları eşleşmiyor, izleyicileri etkileme şansı olan şarkı ise izleyicilerle Türkçeleştirilmiş olarak buluşuyor. Filmin finalini bekleyenler filme özel yapılmış olan sountrack parçasının klibi ile ödüllendiriyor. Filmde Shinta karakterini canlandıran Tata Janeeta’nın seslendirdiği, filmin içerisinde de yer yer mırıldandığı ancak Türkçe dublaj nedeniyle özelliğini kaybeden Muslihat parçasının orijinal hali ile sizi salondan uğurluyor.
İslam inancının yaygın olduğu ülkemize benzer şekilde Malezya, Mısır ya da Endonezya gibi ülkelerde de İslam inancının yaygın olması nedeniyle bahsi geçen ülkelerin sinemalarında da özellikle korku türünde cin unsurunun kullanımı yaygın olarak göze çarpıyor. Alper Mestçi’nin çekmiş olduğu 2014 yapımı Siccîn (2014) filminin de Endonezya sineması tarafından Sijjin (2023) adıyla uyarlanmış olduğunu da bu bağlamda hatırlatmak gerekiyor. Üstelik Kitab Sijjin & Illiyyin (2025) adlı devam filmi de 17 Temmuz 2025 tarihinde Endonezya sinemalarında izleyicileriyle buluşmaya hazırlanıyor.
Film terk edilmiş evlerde cinlerin ya da hayaletlerin bulunması üzerinden başlarken, sonrasında farklı inançlara sahip ülke sinemalarının kullandıkları unsurları da İslamlaştırmaya çalışıyor ancak başarılı olamaması nedeniyle bu karışım adeta filmin bir bulamaç haline gelmesiyle sonuçlanıyor. Filmin içerisinde Constantine (2005)’ten The Evil Dead (1981)’e değin birçok filmin unutulmaz sahnelerine benzer sahnelerle karşılaşmak mümkün. Filmin başında karşımıza çıkan yılanların öldürülmesi durumu İslam’daki hadisler üzerinden açıklanmasıyla adeta yılanların öldürülmesinin bu musallata neden olduğu gibi bir intibaa uyansa da sonrasında başka başka twistler denenmesi ile izleyicinin kafası iyice karışıyor. Amerikan yapımı lanetli ev filmlerinde karşımıza çıkan ‘evin adeta yaşıyor olması’ durumu gibi sahneler de aralara serpiştirilirken filmin finalinde başka olasılıklar da olaylara ekleniyor. Korku sahnelerinin klişelerden oluşması izleyicilere şaşırma olanağı sunulmamasına yol açıyor ve bu nedenle adeta daha önce izlediğiniz filmleri yeniden izlemekte olduğunuz hissini veriyor.
Sonuç olarak Muslihat; klişeler üzerinden ilerlemesi ve aslında kafası karışık bir senaristin elinden çıkmasına ek olarak oyunculukların ve makyajların da gerçekçi olamaması nedeniyle zaman geçirmelik olarak izlenebilecek ancak salondan çıkıldığında akılda kalmayacak ortalama bir yapım olmaktan öteye geçemiyor.
