25 Nisan 2026
amir-banner

“Amir Bunun Neresinde?”

Mert Yapım Medya yapımcılığında çekilen Amir’in yönetmen koltuğunda Zina (2023), 3. Gece Habis (2024), Cin Köyü (2024) ve Velhan (2024) adlı yapımların da yönetmenliğini yapmış olan Anastasiia Budakva oturuyor. Görüntü yönetmenliğini Ecinni (2018), Jinna: Karabasan (2019), Semur 2: Cinlerin Büyüsü (2020), Enna: Kara Büyü (2021), Alem-i Cin 3: Salgın (2022), Maric (2022), Rahha (2022), 3. Gece Habis (2024), Harruk (2024), Velhan (2024) filmlerinin görüntü yönetmenliğini; Mîrcîn (2019), Kahran (2022) ve Babil-i Cin (2022) filmlerinin ise yönetmenliğini yapmış olan Ahmet Yaşar Gümüş’ün üstlendiği yapımın oyuncu kadrosunda ise Hande Sude Alınca, Emirhan Parlak, Pelinsu Yılmaz, Yusuf Ali Ayhan, Buse Karademir, Kuzey Kaya gibi isimler bulunuyor.

Filmin konusunu cin çağıran gençlerin başına gelen olaylar oluşturuyor. Seda, Cansel ve Roza Edirne’de; Teoman, Onur ve Berke ise İstanbul’da öğrencidir. Roza ile Berke sevgilidir. Yaptıkları bir planla hep beraber evde eğlenceli bir gece geçirmek için toplanırlar. Eğlencenin dozunu kaçırdıklarında bir davet gerçekleştirirler. Bu davet bir zaman aralığına bağlıdır. Ancak hiçbir şey beklendiği gibi gitmez bu korkunç davet bir zaman aralığına bağlı kalmaz. Korku dolu saatler başlarken gizli gerçekler ortaya çıkacaktır.

Filmin çekildiği yerin, yapım şirketinin birkaç hafta önce gösterime soktuğu diğer film başta olmak üzere tüm filmlerinde kullandıkları apartman dairesi olması şaşırtmıyor. Hatta kullanılan tabut ve tabut örtüsü gibi detaylar, bodrum ile çatı katı hatta hüddamın evi dahi hiç el sürülmeksizin bu yapımda da kullanılıyor. Olaylar yine 3 kız arkadaş üzerinden şekillenirken duvarlarda asılı olan tablolardan, antrede bulunan peluş ayıya dek neredeyse her şeyin yerli yerinde olduğunu görmek mümkün. Ancak bu kez oyuncuların bir “tık” daha gerçekçi performans gösterdikleri, özellikle Emirhan Parlak’ın inandırıcı bir karakter oluşturduğunu söylemek mümkün. Ancak bu yapımda da rüya olmayan bodrum sahnelerinde önce el feneriyle başlayıp sonrasında Seda karakterinin elinde gördüğümüz nereden ortaya çıktığı belli olmayan mumlar, kaybolan arkadaşının öldüğünü bildiği halde sarılıp farklı bir sesle konuşması sonrası “Ama sen ölmüştün” gibi replikler karşımıza çıkıyor.

Geçen yıl gösterime girmiş olan Talk to Me (2022)’den esinlenen 120 saniyelik bir davet yapma üzerine kurulu olan hikâye ise iyi bir sanat yönetimi ile kadraj kullanılmadığından arada kaynayarak yapım şirketinin o apartman dairesinde çekmiş olduğu diğer filmlere benzemekten kurtulamıyor. Makyajların ve cin suretlerinin önceki yapımlarda olduğu gibi hayli başarısız olduğu rahatlıkla söylenebilir.

Yapım şirketi ve yönetmenin şimdiye kadar yaptıkları en başarılıya yakın olduğunu söyleyebileceğimiz ancak filmin başında ve finale doğru aynı sahnelerin uzun uzun tekrarlanması gibi sorunlarla yine çekiştirilerek uzatılmış bir yapım oluyor. Özellikle hüddam karakterine olayları anlattırarak izleyicilere olayın ne olduğunu izah ettirmek zorunda kalınması da yapımın aslında kendisini ifade edememiş olduğunu da bu bağlamda kanıtlıyor. Üstelik isimdeki Amir’in de ne olduğunu hiç vermemeleri, kelimenin Kur’an’da yahut sözlükte geçen anlamlarının da filmdeki herhangi bir duruma karşılık gelmemesi cabası…

Sonuç olarak Amir; yapım şirketi ve yönetmenin önceki projeleriyle kıyaslandığında en iyi işleri olsa da, halen teknik sorunlar ve senaryonun düzgün bir biçimde yazılıp çekilememesi nedeniyle gösterime girmemesi gereken yapımlar arasında kalmasını engelleyemiyor.