“Biraz Kedi Gözü, Birçok Mum, İşte Hepsi Bu…”
Dat Yapım ile Mert Yapım Medya ortak yapımcılığında çekilen Cin Köyü’nün yönetmen koltuğunda Zina (2023) ve 3. Gece Habis (2024)’in de yönetmenliğini yapan Anastasiia Budakva oturuyor. Senaryosunu Sir-Ayet: Ölü Doğan (2021), İki Yüzlü (2024), 3. Gece Habis (2024) filmlerinin de senaristliğini yapmış olan Murat Güleç’in kaleme aldığı yapımın görüntü yönetmenliğini İlker Özkap üstlenmiş. Müzikleri de Budakva’ya ait olan yapımın oyuncu kadrosunda ise Bahar Tutkum Ertok, Edanur Sertdemir, Mehmet Kancar, Levent Çekiç, Canan Sezer gibi isimler bulunuyor.
Yapımın konusunu annesi İnci’nin ölümünün ardından korkunç kabuslar görmeye başlayan Sinem’in, Karanlık Âlem’de bir yansıması olduğunu öğrendikten sonra başından geçenler oluşturuyor. Sinem, annesi İnci’nin ölümünün ardından korkunç kâbuslar görmeye başlamıştır ve her geçen gün bu kâbuslar şiddetini artırmaktadır. Sinem, kâbus ve gerçek arasındaki sıkışıp kalmıştır ve zaman-mekân algısı da yavaş yavaş yok olmaya başlamıştır. Yakın arkadaşı olan Nisa’nın tavsiyesi üzerine paranormal olaylar konusunda bilgili olan Ebran ile görüşür. Ebran Sinem’e, yaşadığı bu olayların ona annesinden miras kaldığını, gerçek dünyadaki bedenine karşılık karanlık alemde de bir bedene sahip olduğunu ve bu iki bedenden birinin yok olacağını anlatır. Karanlık âlemdeki Sinem, bu dünyadaki Sinem’in korkularıyla beslenip güçlenmektedir. Sinem ise her şeyi sona erdirmek için, diğer dünyadaki yansımasını yok etmek zorundadır.
Kısa metraj bir hikâyeden uzun metraja gereksiz sahnelerle çekiştirilerek uzatılan bir başka yapımla karşı karşıyayız. Paranormal olaylar uzmanı olarak addedilen ancak kedi gözü lenslerle ve yapımın tamamında, en az diğer oyuncularda da karşımıza çıkacak kadar kötü bir makyajla arz-ı endam eyleyen bu lafta uzman amcanın deyim yerindeyse dökülen evinin mutfağındaki kahve kupaları ve kahve makinası ile Sinem karakterinin evindekilerin birebir aynı olmasına mı yoksa mum ışıklı bir ortam oluşturmak için pilli mumların oyuncular nereye giderse o mekândaki komidin, masa gibi saçma sapan yerlere oyuncularla birlikte gitmesine mi yanmalıyız, emin değilim… Ses kurgusundaki sorun nedeniyle ses-görüntü senkronundaki kaymaların yanı sıra paranormal konularda uzman karakter ile Sinem’in Ferhat ile ilgili geçmişteki olayı flashback ile gördükleri sahnede bütün ses kurgusunun kaymış olması da cabası. Flashback sahnede, sonraki sahnenin sesleri duyulurken, asıl duyulması gereken yerde sessizliğe düşmekten kurtulamıyoruz. Ama işin en traji komik kısmı ise Cin Köyü adı verilen bu yapımın şehir merkezindeki bir apartman dairesinde geçmesi tabii ki. Filmin girişinde tenha bir sokakta (hadi köy diyelim) yürünen sahne sonrası tamamı şehirde ve apartman dairesinde geçen yapımın adının neden köy içerdiğini anlamak ise mümkün değil.
Sonuç olarak Cin Köyü; adından başka neredeyse hiçbir kısmında köy barındırmayan, aynı eşyalarla farklı mekânlar izlenimi yaratılmaya çalışılan, ses kurgusu da bir hayli sorunlu olan, gösterime girmemesi gereken bir yapım.
