“Giriş, Gelişememe, Sonuç…”
Rubber Tree Productions yapımcılığında çekilen You Can’t Run Forever, diğer adıyla The Woods, Türkiye’de gösterime girdiği adıyla ise Sonsuza Kadar Kaçamazsın filminin yönetmen koltuğunda 3 Geezers! (2013), I’m Not Here (2017) filmlerinin de yönetmenliğini yapmış olan Michelle Schumacher oturuyor. Senaryosunu Schumacher ile Carolyn Carpenter’ın birlikte kaleme aldıkları filmin görüntü yönetmenliğini Pete Villani üstlenmiş. Müzikleri Joe Simmons tarafından yapılan filmin oyuncu kadrosunda ise J.K. Simmons, Fernanda Urrejola, Allen Leech, Isabelle Anaya, Graham Patrick Martin, Andres Velez, Olivia Simmons, Kevin Quinn gibi isimler bulunuyor.
Filmin konusunu geçmişinden gelen trajik bir olay nedeniyle anksiyete yaşayan bir genç kız olan Miranda’nın, kendini ormanda biri tarafından ölümcül bir öfkeyle avlanırken bulması oluşturuyor. İçine kapanık bir genç kız olan Miranda anksiyete sorunları yaşamaktadır. Yakın zamanda doğum yapacak annesi ve üvey babası ile yaşamakta olan Miranda, üvey babası ile birlikte ısmarladıkları beşiği almak üzere yola çıkar. Bir benzin istasyonunda durduklarında karşılarına çıkan psikopatın peşlerine düşmesiyle birlikte hayatı pahasına kaçmak zorunda kalır.
You Can’t Run Forever çekimleri iyi bir film olsa da, maalesef psikopatın öldürme motivasyonu açısından zayıf kalıyor. Psikopat karakterin başlangıçtaki random seçimleri kabul edilebilir olup iyi bir başlangıç vaat etse de, sonrasında Miranda’nın inatla peşine takılması izleyicilere verilen açıklama doğrultusunda oldukça yetersiz kalarak başarısızlığa kürek çekmeye başlıyor. Özellikle Miranda karakterinin karanlık ormanda telefonunun şarjının bitip bitmemesini ya da nereden ses geldiğini umursamayarak kulaklıkla müzik dinlemesini, peşinde silahlı bir adam olduğunu bildiği hâlde gürültü yapmaktan çekinmemesini ve el feneri açarak yürümesini anlamak ise mümkün değil. Bu bağlamda Miranda karakteriyle özdeşleşme olanağı da ortadan kalkıyor. Benzer şekilde yetkililere haber vermeksizin ormana giderek Miranda’yı aramaya başlayan üvey kız kardeşi Emily ve arkadaşlarının ormanda silahlı ve tehlikeli biri varken ellerinde sadece el fenerleri ile dolaşmaları da izleyicinin filmden kopmasına neden oluyor. Üstelik telefon çekmezken, telefonun yerini gösteren uygulamanın çalışmaya devam ediyor olması da cabası.
Sonuç olarak You Can’t Run Forever; iyi başlayan ama bu iyi başlangıcı sürdüremeyen, karakterlerle özdeşleşim kuramadığımız başarısız bir gerilim filmi olmaktan öteye geçemiyor.
