“Her Dakikası Yeni Bir Gerilim…”
Blinding Edge Pictures yapımcılığında çekilen Trap, ülkemizde gösterime girdiği adıyla Tuzak filminin yönetmen koltuğunda The Sixth Sense (1999), Unbreakable (2000), Signs (2002), The Village (2004), Lady in the Water (2006), The Happening (2008), Last Airbender (2010), After Earth (2013), The Visit (2015), Split (2016), Glass (2019), Old (2021), Knock At The Cabin (2023) gibi filmlerin yönetmenliğini yapmış olan M. Night Shyamalan oturuyor. Senaryosunu da yönetmen Shyamalan’ın kaleme aldığı filmin görüntü yönetmenliğini Sayombhu Mukdeeprom üstlenmiş. Müzikleri Herdís Stefánsdóttir tarafından yapılan filmin oyuncu kadrosunda ise Josh Hartnett, Ariel Donoghue, Saleka Shyamalan, Alison Pill, Hayley Mills, Jonathan Langdon, Mark Bacolcol gibi isimler bulunuyor.
Filmin konusunu bir baba ve genç kızının gittikleri bir pop konserinde yaşadıkları olaylar oluşturuyor. Aile babası Cooper ve ergenlik çağındaki kızı, bir pop müzik konserine katılırlar. Ancak çok geçmeden polisin, medyada yalnızca “Kasap” olarak anılan kötü şöhretli bir seri katile tuzak kurmak, onu tutuklamak ve böylece kanlı faaliyetlerine son vermek için bu mega olayı kullanmak istediği ortaya çıkacaktır.
İzleyicilerin sinemadan çıktıktan sonra akıllarında yer edinen finalleri ile çoğunlukla salondayken onları ters köşe etmesiyle tanınan yönetmenin bu yeni filminin fragmanını izlediğinizde “Ee her şeyi vermişler zaten. Geriye ne kaldı ki?” deme olasılığınız çok yüksek görünse de sinema salonuna adım atmanızla birlikte herhangi bir zorlama olmaksızın akıp giden olay örgüsü ile sarıp sarmalanmanız çok yüksek ihtimal. Yönetmen Shyamalan’ın gerçek hayatta da şarkıcı olan kızının başrollerden birinde olduğu yapım, gerçek bir konser havası ve kalabalığı ile inandırıcılığını fazlasıyla ispatlıyor. Yönetmenin de cameosunun bulunduğu film; FBI profil uzmanlarının seri katillerin karakter analizleri üzerinde nasıl çalıştıklarını inceleme fırsatı sunduğu gibi köşeye sıkışan yüksek IQ sahibi bir seri katilin de bu uzmanlarla adeta satranç oynamasının verdiği gerilim de finale dek izleyicilerin yakasından düşmüyor.
Özellikle Lady Raven adlı şarkıcıyı canlandıran Saleka Shyamalan ile Cooper’ı canlandıran Josh Hartnett performanslarıyla göz doldururken, SWAT ekibindeki figürasyonda yer alan polislere değin tüm oyuncuların gerçekçiliğe fazlasıyla katkı sunan oyunculuklar gösterdiklerini rahatlıkla söylemek mümkün. Lady Raven’ın konser sırasında söylediği bütün parçaların da onu canlandıran Saleka Shyamalan tarafından yazılıp icra edildiğini de özellikle belirtmekte fayda var.
Yönetmenin The Sixth Sense (1999), The Village (2004) gibi filmlerinden sonra farklı bir yönteme başvurmaya çalıştığı rahatlıkla görülebiliyor. Hitchcock tarzı bir gerilim filmi etkisi hissettiren film, bu nedenle bir Shyamalan filmi izlemiyormuşsunuz hissine kapılmanıza neden oluyor. İlk yarıda kedi-fare oyunu etkisi kurarken ikinci yarıdan itibaren ise bir düello havası taşıyor. Bu bağlamda ilk dakikadan son dakikaya dek gerilimin düşmesine izin vermeyen yapısı ve gerçek bir konser sunan sahneleriyle sinemalarda izlenmeyi hak eden başarılı filmlerden biri olmakla birlikte sosyal medyayı da filme uygun şekilde ekleyerek, sosyal medyanın gücüne de gönderme yapmayı ihmal etmiyor.
Sonuç olarak Trap; yönetmen sineması unsurlarından sıyrılmış bir film olmakla birlikte özellikle polisiye ve seri katil filmlerini sevenleri tatmin edecek bir film.
