“Sakal Tamam, Peki Ya Bebek?”
Ema Pictures Production yapımcılığında Düzce’nin Gölyaka ilçesinde çekilen, önce Sobe adıyla duyurulan daha sonra ise ismi Sobe: Sakallı Bebek olarak güncellenen filmin yönetmen koltuğunda Cin Çeşmesi: Kafirun (2018), Kabus (2018), El Ummar (2018) filmlerinin senaristi ve oyuncusu olan; Kulyas: Lanetin Bedeli (2019) filminin senaristliğini üstlenen; Kiki: Lanet-i Cin (2020) ile Demon: Azab-ül Kem (2024) filmlerinin ise hem senaristliğini hem de yönetmenliğini yapmış olan Mustafa Miraç Kaya oturuyor. Senaryosunu da Kaya’nın yazmış olduğu filmin müzikleri ise Kiki Lanet-i Cin (2020) ile Demon: Azab-ül Kem (2024) filmlerinde de olduğu gibi Sonay Akçen’e ait. Filmin oyuncu kadrosunda ise Elif Çapkın, Taha Bakıcı, Onur Urhan ve Asya Duru Tunç bulunuyor.
Filmin konusunu travmalarını aşmaya çalışan Saadet’in yaşadığı olaylar oluşturuyor. Çocukluk yıllarını, anne ve babasının başına gelen gizemli olaylar sebebiyle travmalar yaşayarak geçiren Saadet, yitirdiği çocukluğuna geri dönüp hayatını mahveden bu travmalardan kurtulmak için istemediği bir yolculuğa çıkmaya karar verir. Zamanın kendini sürekli tekrar ettiği bu yolculukta, paralel bir evren içerisinde sıkışıp kalan Saadet, çıkışı olmayan bu labirentten kurtulmak için çabalayacak, kendini kısır bir döngünün içerisinde yaşam mücadelesi verirken bulacaktır.
Çekimleri diğer yerli korku filmlerine nazaran başarılı olan filmin oyuncularının performansları için aynı durumu söylemek söz konusu olamıyor. Rol yoğunluğu nedeniyle neredeyse bütün filmin yükünü omuzlarında taşıması gereken Elif Çapkın’ın fazla tiyatral ve yer yer yapaylığa kaçan performanslarına diğer oyuncuların ayak uyduramaması; korkudan çok gizem ve gerilim üzerinden ilerleyen senaryonun izleyiciyi de ana karakter kadar şizofren hale getiren bir örgüsü bulunuyor. Paralel evrenlerden adak adanmasına, oradan metaforik sıkışmalara geçilirken izleyicilerin adeta başı dönüyor. Korku sahneleri ise maalesef oldukça klişe olarak karşımıza çıkıyor. Herkesin birbirine anlattığı ancak dolap ya da yatak altı olarak değişerek farklılaşan, Monsters, Inc. (2001) animasyon filminin de hikâyesinin temelini dayandırdığı “Anne/baba dolabımda/yatağımın altında canavar var” anlatısı bu filmde de korku sahnesi olarak karşımıza çıkıyor. Son zamanlarda TikTok gibi platformlarda da akım haline gelen bu klişenin en klişe haliyle kullanılmış olması da korku sahnesinin tamamen güme gitmesine neden oluyor.
Filmde 1 Ağustos 1987 tarihli Tan Gazetesi’nde yayımlanmış olan “İstanbul’daki Cerrahpaşa Hastanesi’nde “sakallı bir bebek” dünyaya gelmiş ve kıyametin yaklaşan bayramın 2. günü kopacağını söyledikten sonra ölmüş.” haberine de LanSpor Gazetesi olarak geçirilerek yer verilmiş. Filmin adındaki Sakallı Bebek uzantısı filmin sadece 5 dakikalık bir bölümünü kapsamakla birlikte filmde yer alan bu haberden bağımsız doğum sahnesinde ise bebek görünmeyip yalnızca makasla göbek bağının kesildiği gösteriliyor. Bu bağlamda filmde herhangi bir bebek olmadığını, filmin öyküsünün de bu olaya dayandırılmadığını belirtmek gerekiyor. Filme ismini veren sobe ise; saklambaç oynayan karakterlerden gelmekle birlikte Sobe’nin tek başına filmin adı olmasının daha mantıklı bir seçenek olduğu da film izlendikten sonra ortaya çıkıyor.

Filmin artısı şeytani bir makyajla dolaşan herhangi bir karakterin filmde yer almaması. Bu bağlamda yerli türdeşlerinden ayrılmayı başarıyor. Ancak daha önce de belirttiğim gibi, tüm yükün tek oyuncunun omuzlarına yüklenmiş olması ve onun da bu yükü kaldıramaması nedeniyle başarılı olma şansını kaybediyor.
Sonuç olarak Sobe: Sakallı Bebek; tek oyuncuya fazla yükün atılması nedeniyle ayağı tökezleyen ancak şeytani makyajlara başvurmak yerine gizem ve gerilim üzerinden ilerlemeyi tercih eden orta halli bir film.
