28 Ağustos 2026
bab-i-cin-banner

“3 Kulhuvallah 1 Elham…”

Endonezya yapımı Iblis Dalam Darah, Türkiye’de gösterime girdiği adıyla Bab-ı Cin filminin yönetmen koltuğunda 5 Temmuz 2024’te ülkemizde El Fecr ismiyle vizyona gireceği duyurulan Before Night Falls (2022) filminin yapımcılığını üstlenmiş olan Yannie Sukarya ilk uzun metrajıyla oturuyor. Senaryosunu Helfi C.H. Kardit’in kaleme aldığı filmin müzikleri Michelle Sudarsono tarafından yapılmış. Görüntü yönetmenliğini Ophie Yuphie’nin üstlendiği filmin oyuncu kadrosunda ise Michelle Joan, Ryaas Randa, Cut Ashifa, Soraya Rasyid, Tien Kadaryono, Egy Fedly, Andhika Alveiro, Ahmad Pule ve Linzhu bulunuyor.

Filmin konusunu bir kadına musallat olan bir varlığı çıkarma çalışmaları oluşturuyor. Hanum glokom hastasıdır. Doktor Ahmed’e tedavi için gelen Hanum ve annesi tedaviye geçemeyeceklerini, başlarında büyük bir sorun olduğunu anlatırlar. Olayları dinleyen Dr. Ahmed, kendisinde olan psişik güçleri de kullanarak aileye yardım etmeye ve Hanum’un kız kardeşi Haruni’ye musallat olan varlığı defetmeye karar verir.

Çekimleri iyi olan filmin oyuncularının performansları için aynı şeyi söylemek mümkün olmuyor. İslam inancına sahip olan bir ülke olan Endonezya’nın sinemasında da yerli korku filmlerine yakın bir olay örgüsü bulunuyor. Bir musallat vakası ve cin çıkarmaya çalışmanın konu edildiği filmde, tıp doktoru olan Doktor Ahmed fazla genç olmakla birlikte, normalde bu filmlerde karşılaştığımız bilim-din çatışması yerine bilimi temsil eden doktora psişik güçlerin de verilmesiyle bilimi ve dinin birlikte cin çıkarma ritüelleri yapmasına tanık oluyoruz. Hastanedeki görüntülerinde at kuyruğu yapılmış saçlarıyla dolaşan Doktor Ahmed’in, cin çıkarma ve musallat ile uğraşırken saçları açık bir şekilde görünmesi ise ayrı bir muamma konusu.

Yerli korku filmlerinin büyük çoğunluğunda başvurulan büyü-cin bağıntısı yerine güzelleşmek için Bamyu Ritüelinin yapılması ama bu ritüel esnasında ise farkında olmaksızın öldürülmüş birinin cesedinin kullanılması sonucu oluşan bir musallat vakası tercih edilmiş. Filmde yer alan oyuncuların cast seçimindeki hatalar ve bu küçük detay dışında tam anlamıyla yeni bir şey sunmaması, iyi çekilmiş bir film olmanın ötesine gidememesine neden oluyor. Makyajların da orta halli olduğu filmin korku sahneleri de klişelerden oluşuyor. Beklediğiniz anda gerçekleşen, yüz filmin doksanında başvurulan bu klişeler de maalesef seyirciye yeterli gelmiyor.

Sonuç olarak Iblis Dalam Darah; çekimleri iyi olan ancak klişelerden öte bir şey sunamayan yetersiz bir korku yapımı.