“Bu Karanlık Biraz Fazla Aydınlık…”
Toga film yapımcılığında çekilen, çekimler sırasında ismi İkinci Baskı olarak duyurulan, gösterim tarihi alırken ise ismi güncellenen Karanlıktan Kaçış filminin yönetmen koltuğunda Sessiz Terapi (2018) filminin de yönetmenliğini yapmış olan Tolga Toga oturuyor. Senaryosunu yönetmen Toga ile birlikte Süleyman Mercan ve Kaan Öztürk’in kaleme aldıkları filmin görüntü yönetmenliğini Faik Çayır üstlenmiş. Müzikleri İlke Ulaş Kuvanç imzası taşıyan filmin oyuncu kadrosunda ise Tuvana Türkay, Serhat Teoman, Saygın Soysal, Burak Sarımola, Asuman Dabak, Sefa Zengin, Derin Aypars, İpek Arkan, Melih Özkaya, Ufuk Kaplan, Elvan Bükülmez gibi isimlerin yanı sıra 17 Mayıs 2024 tarihinde gösterime giren Alem-i Cin 5: Azap’ın jeneriğinde ve kadrosunda ismi bulunmasa da, yapım şirketinin önceki filminden sahneler sayesinde filme eklenen Sefa Zengin’i bu filmde kanlı canlı izlemek mümkün oluyor.
Filmin konusunu insanlardan ve uğradığı ihanetten kaçmak adına bir orman evine sığınan adamın başına gelen olaylar oluşturuyor. Başarılı gazeteci Anıl, yaşadığı büyük ihanetin ardından derin bir bunalıma sürüklenir ve şehrin karmaşasından uzaklaşarak sakin bir orman evine yerleşir. Ancak beklenmedik bir kaza sonucu tanıştığı Esin, Anıl’ın planlarını alt üst eder. Esin, amnezi hastası olmasıyla birlikte, peşindeki tehlikelerden kaçarken Anıl’ın da hayatını alt üst eder. Anıl, Esin’i saklamak zorunda kalır ve bu kaçış onları beklenmedik bir yolculuğa sürükler.
Çekimleri başarılı olan filmin en figürasyon sayılabilecek karakterini dahi ünlü oyuncular canlandırıyor. Ancak ünlü oyuncuların filmde yer alması maalesef karakterlerin gerçekçi olmasını sağlayamıyor. Hastane sahnelerinde Tuvana Türkay’ın makyajı tam, saçları yapılı ve ojeli görüntüleri gerçekçiliğin önüne geçerken, hikâyenin özgün olmaması da sinefiller açısından kolayca fark edilecek cinsten. Bir trafik kazası sonrası her uyandığı sabah hafızasını yitirerek güne başlayan, evin her köşesinde hatırlatıcı notlar bulunan ve kendisine durumunu hatırlatmak için bir kameraya video çekmiş olan bir kadının gerçeklerin peşine düşmesini anlatan; yönetmenliğini ve senaristliğini Rowan Joffe’nin yapmış olduğu, Nicole Kidman, Colin Firth ve Mark Strong gibi oyuncuların yer aldığı 2014 yapımı Before I Go To Sleep filmine benzer sahnelere fazlasıyla başvurulduğu rahatlıkla görülebiliyor. İkisinin ayrıldığı nokta ise Karanlıktan Kaçış’ın Türkiye’de özellikle akıl hastanelerinde ve rehabilitasyon merkezlerinde yaşanan cinsel istismarların altını çizme yoluna gitmesi ancak bunu örnek aldığı yapımda olduğu gibi gizem ve merak unsuru olmaksızın işlemeye çalışması. Yerli versiyonumuzda kamera görüntülerini kendini kocası olarak tanıtan karakter verirken, kamera unsuru diğer yapımda kadını bu durumdan kurtarmaya çalışan bir psikiyatristin kadınla birlikte gerçekleri arama çalışması nedeniyle kocasından gizlice alınmış kayıtlar vasıtasıyla karşımıza çıkıyor. Yerli bir filmle de pişti olması söz konusu zira 2018 yılında çekilen yerli gerilim filmi Tutsak da akıl hastanesinden doktoru tarafından kaçırılıp hapsedilen bir kadının hikâyesini anlatıyordu.
Tentürdiyot şişesinin kapağının bir açık bir kapalı olması gibi devamlılık hatalarının yanı sıra maalesef Esin karakterinin aslında hatırlamadığı haliyle de günlüğüne yazamayacağı detaylar Anıl karakterinin defteri okuması sırasında gösteriliyor. Bu durum hem gizem unsurunu ortadan kaldırıyor hem de maalesef kurgunun hatalı olduğunu izleyicilere gösteriyor. Özgün olmasa da başarılı olma olasılığı yüksek olan bir yapımın güme gitmesine neden olan bu hatalar da filmin seyir keyfini bozuyor. Toplumsal mesaj verme ve kadına şiddet bağlamında iyi niyetli bir iş olsa da başarılı olduğunu söylemek bu bağlamda güçleşiyor.
Sonuç olarak Karanlıktan Kaçış; iyi niyetle yola çıksa da derede boğulan, gerçekçilikten uzak olduğu için de seyircileri gerçek olduğuna inandıramayan orta halli bir film.
