28 Mayıs 2026
speak-no-evil-banner

“Remake Fobisi Yükleniyor…”

Christian Tafdrup yönetmenliğinde 2022 yılında çekilen Danimarka yapımı Speak No Evil’in Amerikan yeniden yapımı olan Speak No Evil, Türkiye’de gösterime girdiği adıyla Sakın Ses Çıkarma’nın yönetmen koltuğunda ise Eden Lake (2008), The Woman In Black (2012) gibi filmlerin de yönetmenliğini yapmış olan James Watkins oturuyor. Christian Tafdrup ile Mads Tafdrup’un senaryosunu yönetmen Watkins’in bizzat uyarladığı filmin görüntü yönetmenliğini Tim Maurice-Jones üstlenmiş. Müzikleri Danny Bensi ile Saunder Jurriaans tarafından yapılan filmin oyuncu kadrosunda ise James McAvoy, Mackenzie Davis, Scoot McNairy, Aisling Franciosi, Alix West Lefler, Dan Hough, Kris Hitchen, Motaz Malhees gibi isimler bulunuyor.

Hem ismiyle hem de başlangıcıyla olay örgüleri aynı şekilde ilerleyen filmin konusunu yeni tanıştıkları bir ailenin davetini kabul etmeleriyle kendilerini bir kabusun içerisinde bulan bir ailenin yaşadıkları olaylar oluşturuyor. Amerikalı bir aile, tatilde arkadaş oldukları büyüleyici bir İngiliz ailenin cennet gibi malikânesinde hafta sonunu geçirmek üzere davet edildiğinde, rüya gibi başlayan tatil kısa sürede karmaşık bir psikolojik kâbusa dönüşecektir.

2022 yapımı versiyonu; bir İskandinavya ülkesi olan Danimarka’ya özgü soğukluğun fazlasıyla hissedildiği, gücünü de bu soğukluktan alan bir film idi. Filmde yer alan çoğu sekans, özellikle ilk kez gittiğimiz bir yerde yaşayabileceğimiz en korkutucu durumları yansıtan, izleyicilerin yeni fobiler kazanmasına vesile olan bir akışa da sahipti. Nazik ve kibar olmak için kendinden ödün vermenin nereye kadar ulaşabileceğini sorgulamanızı sağlayan, hiçbir şeyin dışarıdan göründüğü gibi olmayabileceğini de yansıtan bir filmdi.

İki yıl gibi kısa bir süre sonra Amerika tarafından keşfedilerek hemen uyarlanan bu filmde ise daha önce Split (2016)’deki performansı nedeniyle seçilen James McAvoy’un benzer bir performans göstermesi dışında bazı sahnelerde neredeyse ilk versiyondakiyle birebir aynı repliklerin kullanılması, kahramanın yolculuğu formülünü tutturmak adına kedi-fare kovalamacaları, finalin değiştirilmesi gibi bu filmi sıradanlaştıran eklemeler dışında yeni bir şey bulunmuyor. Sosyal beceriksizlik, iletişimsizlik ve şehirden uzak bir ortam unsurları 2022 yapımı orijinal filmi çok rahatsız edici bir güce kavuşturuyordu. Bunların yanı sıra, özellikle psikolojik gerilim ile başlayıp korkunç grafik şiddet içeren çarpık bir dehşete dönüşmeye başlaması da izlenmesi (iyi anlamda) zor bir filme dönüşmesine neden olmuştu. Bu bağlamda iki filmin arasındaki en büyük farklardan biri de orijinal filmdeki kötü karakterlerin silahsız olmasına rağmen yeniden yapımda silah kullanıyor olmaları. Dolayısıyla ilk filmin çoğu sahnesi izleyicilerde derin izler bırakacak hatta daha önce değindiğim gibi yeni fobiler oluşmasına neden olacak durumlar barındırırken, izleyicilerin yeni versiyonu izleyip sinema salonundan çıktıktan sonra akıllarına kazınacak hiçbir sahnenin olmadığını rahatlıkla söylemek mümkün.

Bu filmleri bir anlamda Funny Games (1997) ile Funny Games US (2007)’ye benzetebiliriz. Aynı yönetmenin aynı senaryoyla çekmiş oldukları o filmler bile oyuncuların performansları vs. nedeniyle farklı olurken; iki farklı ülkeye ait yönetmenlerin kendi kültürlerine göre düzenleyerek aynı senaryoyu (ki Speak No Evil’ın uyarlamasının sonu da farklı) çok daha farklı ele aldıklarını söylemek istesek de, maalesef uyarlamanın orijinal filmi izlemiş olanlar için hayal kırıklığı yaratacağını ifade etmek gerekiyor.

Sonuç olarak Speak No Evil; keşfedilmemiş Danimarka Sineması’ndaki çok beğenilen bir filmi Amerikanlaştırarak uyarlamaya çalışan ancak bunu eline yüzüne bulaştırırken öykünün ve alt metinlerin de silinmesine neden olan orta halli bir izle-unut filmi olmaktan öteye geçemiyor.