“Yeni Bir Havas Aliminin Doğuşu: Sürmeli Hoca…”
Veysel Çukur Film yapımcılığında Yalova’nın Altınova ile Kaytazdere ilçelerinde çekilen Sitare Cin Kraliçesi filminin yönetmen ve senarist koltuklarında Semur: Şeytanın Kabilesi (2017) filminin de senaristi ve yönetmeni olan Gökhan Aksu oturuyor. Görüntü yönetmenliğini Sait Beşli’nin üstlendiği filmin müzikleri de yönetmen Aksu’ya ait. Filmin oyuncu kadrosunda ise Veysel Çukur, Oğuz Serin, Uğur Yaprak, Şükran Çağman, Rabia Önal, Engin Aksu, Ali Biber, Ertan Güntav, Naz Aksu, Belinda Gizem Dursun, Yunus Padir, Gökhan Aksu, Burhan Sözen, Muhammet Pertek, Kaan Kaş, Serhat Tosun, Miraç Başural, Fadime Yılmaz, Turan Yürekli, Sıla Diren Göktürk, Hasan Bademli, Eray Mutaf, Mustafa Karabulut gibi isimler bulunuyor.
Filmin konusunu yıllar önce şeytana kurban edilen babasının intikamını almak isteyen Rıdvan’ın başından geçenler oluşturuyor. Rıdvan yıllar önce şeytana kurban edilen babasının intikamını almak için plan yapar, fakat başına hiç hesapta olmayan işler gelir. Plana dahil ettiği herkes hayatını kaybeder, Rıdvan şeytandan korunmak için tılsımlı sözler sayesinde kurtulur ve yardım istemek için okuldan yakın bir öğretmeninin yanına gider ve olayları farklı anlatıp kendisini aklamak ister fakat Rıdvan’ın hiç beklemediği biri, bir anda bütün foyalarını ortaya çıkarır.
Sinematografisi ve ışık kullanımı başarılı olan filmde mekânlar da oldukça iyi şekilde dekore edilerek kullanılmış. Her bir karakterin özenle oluşturulmuş olduğu belli olmakla birlikte çoğu oyuncunun performansının da inandırıcı ve yerinde olduğunu söylemek rahatlıkla mümkün. Makyajların kötü görünmemesi için kullanılan kamera hareketlerinin yanı sıra senaryonun ve olay örgüsünün yavaş yavaş gizemini çözmeye yönelik olarak ilerlemesi izleyicilerin koltuklarında merakla finale değin gergin durumda kalmalarına olanak sağlıyor.
Özellikle Sürmeli Hoca karakterinin sahnelerindeki ışıkların kullanımı ve hoca karakterini canlandıran Oğuz Serin’in performansı izleyicileri kolayca etkileyecek denli başarılı.
Filmin handikabı afişinin ilgi çekecek olmaması hatta tabiri caizse gösterime girmemesi gereken yapımlardan biri gibi bir izlenim yaratıyor olması. Bunun da ötesinde, afişin kadına şiddet vurgusuna sahip olması da ayrı bir eksi… Yine filmin bazı sahnelerinde diyalogların çok iyi olmaması da oyuncuların performanslarının yer yer düşük olmasıyla sonuçlanmış. Bazı oyuncular her sahnede başarılıyken onlara denk olmayan oyuncuların sahneye eşlik etmeleri performansları genel olarak düşürse de bu tarz olumsuzlukların göz ardı edilebileceği, iyi niyetli bir film olduğu izleyicilere yansıyor.
Bir de final kısmında yaşanan tempo aksaklıkları nedeniyle bir nebze ‘havada’ kalmış son sekanslar da ayrı bir nazar boncuğu olarak dikkat çekiyor.
Sonuç olarak Sitare Cin Kraliçesi; dezavantajlı afişiyle izleyicilerle buluşmayı bekleyen, olay örgüsü oldukça başarılı tasarlanmış, sinematografisi başarılı ve oyunculukları da inandırıcı olan izlenebilir bir yerli korku filmi olmayı başarıyor.
