“Sona Kalan Dona Kalır…”
AC3 Media, Bad Grey ile Burn Later Productions ortak yapımcılığında çekilen Last Straw, Türkiye’de gösterime girdiği adıyla Katliam Gecesi filminin yönetmen koltuğunda ilk uzun metrajıyla Alan Scott Neal oturuyor. Senaryosunu Taylor Sardoni’nin kaleme aldığı, görüntü yönetmenliğini Andrey Nikolaev’in üstlendiği, müzikleri Alan Palomo tarafından yapılan filmin oyuncu kadrosunda ise Jessica Belkin, Taylor Kowalski, Joji Otani-Hansen, Christopher M. Lopes, Jeremy Sisto gibi isimler bulunuyor.
Filmin konusunu geç vardiyada tek başına çalışan genç garson Nancy’nin yaşadığı olaylar oluşturuyor. Bir dizi kaotik olay kontrolden çıkarken Nancy, bir grup maskeli saldırgan tarafından terörize edildiğinde kendini yaşam mücadelesinin içinde bulur. Kimse göründüğü kişi değildir ve gidecek hiçbir yeri olmadığından bu gece hayatta kalabilmek için elinden geleni yapmak zorundadır.
Sinematografisi oldukça iyi olan filmin tüm yükünü Jessica Belkin omuzlarında başarıyla taşıyor. Büyük kısmı lokantada geçen filmde, bu ekonomik tercihe rağmen mekân gayet isabetli şekilde kullanılmış. Sanat yönetimi de başarılı olan filmdeki yara ve makyajlar oldukça gerçekçi ve inandırıcı. Genç bir kadın patron olmanın kişinin üzerine yıktığı yükler, ayakları üzerinde durduğunu kanıtlamak için yapılan hareketler, baba-kız çatışması gibi bir sürü çatışmanın arasında kalan Nancy karakterine can veren Belkin; zaten başta da belirttiğim tüm yükü başarılı performansıyla finale dek taşımayı başarıyor.
Tüm karakterlerin oldukça iyi tasarlandığı, oyuncuların da performanslarının hakkını verdiği, iyi bir olay örgüsüne sahip olan film; izleyicilerine küçük twistler sunmayı da ihmal etmiyor.
Tüm bu iyi yönlerine rağmen filmin hadikapı son 15-20 dakikası. Gereksiz yere uzatılmış ve eklenmiş son 20 dakika doruk noktasına ulaşmış olan tempoyu düşürüyor, mantıksızlaşıyor ve izleyicilerin adeta başarısız bir film izlemişçesine salondan ayrılmasına neden oluyor. Haliyle de Jessica Belkin’in tüm çabaları adeta heba oluyor.
Sonuç olarak Last Straw; finalden önceki 15-20 dakikasına değin gergin atmosferiyle akıp giden, sonrasında ise zorla iteklenen orta halli bir gerilim filmi olmaktan öteye geçemiyor.
