“Yüzüncü Kez Aynı Hikâye…”
Vural Media, Ener Yapım, Duran Yapım ile Arıcan Yapım ortak yapımcılığında Diyarbakır’ın Sur ilçesinde çekilen, adı ilk olarak Cintiyar şeklinde açıklanan sonrasında ise Cintihar olarak güncellenen yapımın yönetmen koltuğunda Tolga Öztürk oturuyor. Senaryosunu Oğuz Şengün’ün kaleme aldığı, görüntü yönetmenliğini Mahir Çayan Çiçek’in üstlendiği yapımın oyuncu kadrosunda ise Mehmet Nebi Akyol, Merve Yanık, Heja Bayram, Leyla Kavüşt, Nihal Savaç, Batın Çiçek, Zafer Değirmenci, Yusuf Arcan Duran, Yasemin Alioğlu, Remzi Yardımcı, Muhsin Duran, Nilüfer Duran, Hikmet Ulucan gibi isimler bulunuyor.
Yapımın konusunu annesinin gizemli intiharını araştıran Levent’in hikâyesi oluşturuyor. Levent, annesinin gizemli intiharı ve cinlerle dolu olan geçmişinin ağırlığını taşımakta zorlanır. Hayatı adeta bir kabusa dönen Levent, kabuslarıyla yüzleşmek zorundadır.
Çekimleri başarısız olan yapımın, çeşitli sahnelerde kameraya çarpmaların ve yer yer titremelerin yaşandığını görmek mümkün. Daha önce birçok kez izlediğimiz bir adamı kendine aşık etmek adına yapılan bir büyü üzerine kurulu hikâyeye, karakterin annesiyle ilgili de bir musallat öyküsünün eklenmesi yoluna gidilerek çok daha karmaşık olacağı düşünülmüş ancak film karmaşık ve ters köşe olmaktan çok uzak olduğu gibi görüntü-ses senkronundaki bozukluklar, muhtemelen mezarlıkta çekim izni alınamadığı için bir duvar kenarında toprak görülmeksizin kazma ile mezar kazılıyormuş gibi yapılması gibi fazlasıyla ciddi teknik ve mantık sorunlarına oyuncuların başarısız performansları da eklenince hayli içler acısı bir durum ortaya çıkmış.
Üstelik hem afişe bir görseli konulan hem de yerel haber kanallarında “Diyarbakır’ın yerel değerlerinden Hiko Baba’yı da filmde oynattık” minvalinde açıklamalar yapılan Youtube fenomeni Hiko Baba’nın da sadece on beş saniyeliğine göründüğünü belirterek onu izlemek için sinemaya gitmeye niyetlenecek (!) kişilere üzücü haberi verelim.
Sonuç olarak Cintihar; gösterime girmemesi gerekenler listemize yeni bir isim olarak eklenirken, bu teknik sorunlara sahip yapımların daha ne kadar izleyicilerle buluşturulmaya devam edeceğini de yüzüncü kez sormamıza neden olmaktan öteye geçemiyor.
