13 Haziran 2026
azem-5-zair-banner

“Aceleye Getirilerek Kaçırılmış Fırsatlar…”

RETROPRO yapımcılığında İstanbul’un Şile ilçesinde çekilen Azem 5: Zair filminin yönetmen koltuğunda Azem: Cin Karası (2014), Azem 2: Cin Garezi (2015) ve Azem 4: Alacakaranlık (2016) filmlerinin de senaristleri arasında yer alan Özgür Akbaş ilk uzun metrajıyla oturuyor. Senaryosunu da yönetmen Akbaş’ın kaleme aldığı, görüntü yönetmenliğini Emrullah Kaymaz’ın üstlendiği filmin oyuncu kadrosunda ise Sinan Çatıkkaş, Nihan Tüfekçioğlu, Hilal Elis Kaçar, Batuhan Alpay, Melike Özbek gibi isimler bulunuyor.

Filmin konusunu küçük yaşta kızlarını ani bir trafik kazasında kaybeden ailenin yas sürecini ve ailenin acısıyla beslenerek onlara musallat olan ruhani varlıklar oluşturuyor. Küçük kızları Aslı’yı trajik bir kazada kaybeden Canan ve Levent, yas ve inkarın gölgesinde yaşamlarını sürdürmeye çalışır. Ancak kazadan aylar sonra Canan, kızlarının hâlâ hayatta olduğuna inanır; geceleri onunla konuşur, yemek yapar, oyun oynar. Levent ise hem eşinin akıl sağlığını korumaya hem de kendi acısıyla yüzleşmeye çabalar. Geceler ilerledikçe, evin içinde açıklanamayan olaylar baş gösterir: ıslık sesleri, kendi kendine hareket eden eşyalar ve giderek daha korkunç bir hâle bürünen kızının bedenindeki ruhani figür. Gerçek ile kâbus arasındaki çizgi silinirken, çiftin geçmişle yüzleşmesi ve gerçeği kabullenmesi giderek imkânsız hâle gelir.

Serinin Önceki Filmleri…

2014 yılında Volkan Akbaş tarafından Düzce’de çekilen Azem: Cin Karası (2015)’nın konusunu kendilerine miras kalan evi görmek üzere giden genç bir çiftin, kimsenin kış aylarında yaşamadığı bu köyde harabe evde kalmak zorunda kalmaları üzerine gelişen olaylar oluşturuyordu.

2015 yılında Erdinç Kazımoğlu yönetmenliğinde Sakarya’da çekilen Azem 2: Cin Garezi (2015)’nde cinler tarafından ele geçirilmiş bir kızın içindeki cinin çıkarılıp ahşap bir kutuya hapsedilmeye çalışılması anlatılıyordu.

2016 yılında Hürcan Emre Yılmazer yönetmenliğinde Kızılırmak kenarında yer alan bir köyde çekilen Azem 3: Cin Tohumu (2016)’da iki yakın aile arasında ve sonrasında tüm köyde senelerce süren gizemli durumlara yol açan olaylar zinciri konu edilmişti.

2016 yılında Volkan Akbaş tarafından çekilen Azem 4: Alacakaranlık (2016)’da ise Beydağları eteklerinde bir köyde yaşanan, bir ailenin başına gelen tuhaf ve ürkütücü olaylar anlatılmıştı.

Yukarıda da değindiğim gibi, her birinde Anadolu’daki farklı evlerde (ve yapımcılarının iddialarına göre) yaşanmış gerçek olaylardan yola çıkılarak senaryoları yazılan, hatta gösterime giren filmler sonrası RETROPRO yapım şirketi tarafından gerçekleştirilen “Gerçek Cin Hikayeleri Arıyoruz” kampanyasıyla, Anadolu’nun her bölgesinden gönderilen hikâyelerden seçilerek oluşturulan bu filmlerin beşinci halkası, dördüncü filmden 9 yıl sonra izleyicilerle buluştu. Her ne kadar aradan geçen bu süre zarfında 2023 yılında, Azem serisinin alameti farikası olan “Uhruc Ya İblis” parçası Umay (2023) filminde telife yakalanmamak adına çok kısık olarak kulağımıza çalınmış ve bize bu seriyi anımsatmış olsa da 9 yıl boyunca yerli korku izleyicileri tarafından unutulan seriler arasına girmişti.

Şimdi Karşımızda Beşinci Film…

Sinematografisi orta halli olan filmin oyuncularının performanslarının da ortalama olduğunu söylemek mümkün. Serinin önceki filmlerine benzer şekilde yine bir evin filmin merkezine yerleştirilmesine karşın bu kez hikâye akamıyor, mantık hatalarına düşülüyor ve birçok farklı olay olmasına rağmen bu olaylar birbiriyle bağlanamıyor, haliyle en nihayetinde finalin nasıl bağlanması gerektiğine tam karar verilememiş olduğunu düşündürüyor. Son dönemde başarılı sayabileceğimiz benzer yapımlarda olduğu gibi filmde korkudan ziyade dramın ağır bastığı bir atmosfer hakim.

Bu olumsuzluklara karşın, özellikle yerli korku filmlerinde alışkın olmadığımız bir devamlılık özeninin gösterildiği, gece yaşanan olaylar sonrası sabah masada aynı yerde bulunan eşyalar üzerinden anlaşılıyor. Sanat yönetimi ve mekân kullanımlarının iyi olduğu filmde bazı sahnelerde cin suretlerinin ortaya çıkma anlarında kullanılan görsel efektler de yenilikçi olarak dikkat çekiyor. Biraz daha zaman harcanarak çok daha iyi bir film ortaya çıkabilecekken aceleye getirildiği izlenimiyle kaçırdığı fırsatlar ise hayal kırıklığı yaratıyor. Tüm bunlara rağmen ise bu yıl şimdiye dek gösterime giren 26 türdeşinin arasından rahatlıkla sıyrılarak yılın en iyi ilk 5’i arasında yer alabilecek bir film ortaya çıkıyor.

Sonuç olarak Azem 5: Zair; “bir tık” aceleye getirilmiş olduğunu, senaryonun perdeye daha iyi yansıtılması ve oyuncuların karakterlere daha fazla ısındırılmasının gerektiğini hissettirmesine rağmen orta halli bir film olmayı başarıyor.