“Hafızadaki Tarifle Bu Kadar…”

Zebra Productions yapımcılığında İstanbul Riva’da çekilen, 60. Altın Portakal Film Festivali’nde dünya prömiyerini yapacağı duyurulan ancak festivalin iptal olmasından sonra seçkisinde yer aldığı, Türkiye prömiyerini gerçekleştireceği 34. Ankara Film Festivali’nden de çekilen ve sonunda 43. İstanbul Film Festivali’nin Ulusal Yarışma kapsamında dünya prömiyerini gerçekleştiren 8X8 filminin yönetmen ve senarist koltuğunda Babamın Kanatları (2016) ve Küçük Şeyler (2019) filmlerinin de yönetmenliğini ve senaristliğini yapmış olan Kıvanç Sezer oturuyor. Görüntü yönetmenliğini Hatip Karabudak’ın üstlendiği filmin oyuncu kadrosunda ise Ece Yüksel, Halil Babür ve Alican Yücesoy bulunuyorlar.
Filmin konusunu bir aşk, ayrılık ve ölüm üçgeni oluşturuyor. Sarp ve Eda, uzun bir ayrılık öncesinde İstanbul’dan uzakta bir Airbnb evi tutarlar. Eve girdiklerinde intihar girişiminde bulunmuş Can’la karşılaşır ve hayatını kurtarırlar. Aslında kurtarmaları gereken daha önemli bir şey vardır: ilişkileri. İşte bu yüzden belki de bir türlü evden gidemezler. Gece ilerledikçe üç kişi önce yakınlık kurar, sonra alkol ve uyuşturucunun da etkisiyle eğlenirken bir tahmin oyunu oynamaya başlarlar. Tüm tespitlerinde haklı olsa da gittikçe antipatikleşen Can sınırı aşacaktır.
Filmin konusuna göz atıp filme girdiğimizde aslında final dışında neredeyse her şeyin konuda anlatılmış olduğunu görüyoruz. Evet hayat bazı insanlar için tesadüflerden bazıları için ise tevafuktan oluşuyor olsa da fazla tesadüfi ve fazla klişe tesadüfler ortaya çıktığında akış zedeleniyor. Sarp ve Eda’yı canlandıran Ece Yüksel ile Halil Babür oldukça gerçekçi, inandırıcı performanslarıyla oldukça göz dolduruyorlar. Ancak Can karakterinin “tesadüfi” ya da “tevafuk” sonucu bu çifte dahil olması süreci klişelerin arka arkaya gelmeye başlamasına neden oluyor. Birçok yapımda sembolizm için kullanılmış olan ve bu filmde de karşımıza çıkan satranç, kitap (“Beyaz Kale” isimli roman), kedi gibi detaylar hoş ve klişelere davet biçiminde konumlandırılıyorlar. Fakat film ilerledikçe bu detayların anlatıya katkısı minimum düzeye iniyor. Zira bu filmde, gösterge olarak kullanıldıkları diğer filmlere benzer şekilde işlevsel olarak kullanılamadıkları için alt metni bulunmayan görsellikten öteye geçemiyorlar. Dolayısıyla hikâyenin içerisinde gerektiği kadar önemli bir yere konumlandırılamadıkları için ait oldukları sahnenin süsü olmanın dışında bir işlev kazanamıyorlar.
Tek mekânda geçen filmin atmosferi de tek mekândaki sıkışmışlığı rahatlıkla yansıtıyor. Sarp ile Eda’nın diyaloglarındaki mimik, jest ve gerçekçilik bir yere varamayan sembollerle birleştiğinde; bütün bunların üzerine finalde de filmin izleyicilere net bir mesajı olmadığı fark edildiğinde o ana kadarki her şey uçup gitmek zorunda kalıyor. Keza Can karakterinin bunu başka insanlara da daha önce yapıp yapmadığı yani bu durumun Can’ın amaçlı bir eylemi olup olmadığı gibi karakter motivasyonunu tamamlayıcı önemli hususlar da izleyicilere bırakılıyor.
Gösterim sonunda film ekibi ile gerçekleştirilen söyleşi sırasında sorulan sorulara net bir cevap verilememesi ve bir fikirle yola çıkıp oyuncularla birlikte senaryoyu oluşturmuş olmalarına değindikleri kısım ise aslında tüm bu durumu açıklar nitelikte. Yönetmenin kafasında filizlenen fikri oyuncularla beraber geliştiriyorlar ancak muhtemelen “Bunu da koyalım güzel olur” dedikleri detaylar hikâyenin gidişatına tam bir yön veremediği için de detaydan çok fona hizmet ederek yok olmaya mahkûm kalıyorlar. Bu bağlamda bakıldığında yağmurun bastırması sırasında Eda’nın duşun altında olması gibi harika birleştirilmiş göstergeler karşımıza çıksa da bunların tesadüfi kurgular olduğu ortaya çıkıyor. Teşbihte hata olmaz: Mutfağa girilmiş, akılda kalan bir tariften yola çıkarak malzemeler toparlanmış ama yemek piştiğinde bazı malzemelerin eksik olduğu fark edilmiş. Bu da yemeğin tuz ekleyerek düzeltilemeyecek şekilde “lezzetsiz” olmasına neden olmuş.
Sonuç olarak 8X8; Ece Yüksel ve Halil Babür’ün performansları için izlenebilecek ama bir mesajı olmadığı için de zaman içerisinde hafızalardan silinmeye mahkûm olan bir ilişki gerilimi filmi.
