10 Eylül 2026
al-karısı-2-banner

“Hangi Alkarısı?”

AZT Pictures yapımcılığında İstanbul’un Şile ilçesindeki çeşitli lokasyonlarda ve Ağva Nehir Perisi Otel’de çekilen Alkarısı 2’nin yönetmen koltuğunda ilk olarak Ahmet Aslan adı geçmiş, vizyona giriş öncesinde ise İlker Tunçay olarak güncellenmiştir. Filmin senaristi de Ahmet Aslan olarak açıklanmış ancak Ahmet Şahin olarak değiştirilmiştir. Kültür Bakanlığı’na sunulan belgelerde ise yönetmen ve senarist İlker Tunçay olarak gözükmektedir. Filmin içerisine yanlışlıkla eklenip yarım kesilen roll-caption’da ise yönetmen İlker Tunçay, senarist Erkan Demir olarak gözükmektedir. Görüntü yönetmeni tüm mecralarda Anıl Bora Cantekin olarak gözüken yapımın oyuncu kadrosunda ise Mehmet Kancar, Irmak Horan, Berk Güldoğan, Selinay Devrik, Özcan Varaylı, Necdet Kökeş, Duran Gebes, Hurşit Muhdarov, Levent Çakır bulunmaktadır.

Yapımın konusunu bir grup gencin lanetli bir köye hikâye aramaya gitmeleri oluşturmaktadır. Bir arkadaş grubu yeni kitaplarını yazmak ve hikâyeler araştırma yapmak için çok eski ve terkedilmiş bir köye gitmeye karar verir. Araştırma için bir otele yerleşirler. Ancak onlar için artık karanlığın kapısı açılmıştır. Gittikleri köy Alkarısı’nın lanetlediği bir köydür. Grubun sırları ölümü getirecektir.

Çekimleri oldukça kötü olan, oyunculukların başarısız olduğu yapımda yukarıda bahsi geçen senarist karmaşasının aslında olmadığını hatta senaryosuz çekim yapılmış olduğunu söylemek mümkün. Her sahnedeki diyalogların birbirini desteklemek yerine köstekledikleri yapımda Harruk (2024) filminde kullanılan içine mesaj konulmuş şişenin aynen kullanıldığını, yani sanat malzemelerinin farklı yapımcıların ellerinde o filmden bu filme dolaştıklarını hatta bahsi geçen filmde yer alan duş sahnesindeki korku sekansının aynen bu yapımda da kullanıldığını söylemek mümkün. Yine Kahran (2022) adlı yapımda kullanılan bazı korku görüntülerinin de korku sahneleri olarak göründüğünü, farklı rivayetlerden bahsedilen sahnelerde cin deresi ya da değirmen gibi yerlerden bahsedilmesine karşın bunların gösterilmediğini, çekilemeyen sahnelerin karakterler tarafından anlatılarak geçiştirildiğini söylemek mümkün. Bu yönüyle de daha önce benzer şekilde, bir Youtube videosu çekmek için lanetli bölgeye giden ama anlattıkları ne değirmeni ne de lahit mezarı göstermedikleri, hikâyesiyle de pek çok başka yerli türdeşinden ‘alıntı’ içeren El-Hemraz “Cinlerin Büyüsü” (2022) ile de fazlasıyla benzeştiğini belirtmek gerekir.

2015 yılında vizyona giren Alkarısı: Cinnet filminin ardından, sanki serinin yeni bir filmi gibi görünmesine rağmen ilk filmle alakası olmadığı gibi, lohusa ve bebeklere musallat olması ya da ahırdaki atları sabaha dek koşturan ve saçlarını ören bir figür olarak bilinen alkarısı efsanesine dair de herhangi bir bağlantı içermiyor. Bu yönüyle de Gupse Özay’ın Lohusa (2024) filminde yer alan bir dakikalık alkarısı sahnesinin binde biri kadar bile alkarısı içermiyor. Hatta fragmanda görülen iki yaşlı büyücü kadının da, önceki birçok yerli yapımda karşımıza çıkan korku ve büyü sahnelerinin de bu yapımın içinde yer almadığını ayrıca belirtmek gerekiyor.

Üstelik filmin çoğu sahnesinin geçtiği Ağva Nehir Perisi Otel’in tersine reklamını yapmayı başarıyor zira kirli ve dağınık mutfağını ve depo alanlarını geniş geniş göstererek adeta bu mekâna gelinmemesi gerektiğinin de altını çiziyor.

Tüm bunlara ek olarak 141 salonda vizyona giren bir yapımın 30 dakikayı aşkın bir bölümünün senkronizasyon sorunu olması, dudaklar ve sesin asla uyuşmamasıyla ne dağıtımcısının ne yapımcısının ne de yapımın diğer paydaşlarının izlemediğinin en büyük göstergesi.

Sonuç olarak Alkarısı 2; birçok teknik sorunu ile gösterime girmemesi gereken yapımlara bir yenisi olarak eklenmeyi başarıyor.