“Bu Yaratık Kimin Oğlu?”
Nazin Medya yapımcılığında çekilen Günah Şeytanın Oğlu’nun yönetmen koltuğunda Ömer Korkmaz oturuyor. Senaryosunu Serdar Akdeniz’in kaleme aldığı yapımın görüntü yönetmenliğini Vedat Karadeniz üstlenmiş. Yapımın oyuncu kadrosunda ise Nurettin Karakoç, Simay Antepli, Adel Attar, Anna Hera Pakhanad, Narşin Pakhanad, Tuğçe Görücü, Tuana Ahmedova, Fırat Tosun, Ivana Nikolavska, Mustafa Yaray, Jolanta Suchomlinova, Ayten Nar, Nazenin Dousty, Musa Korkmaz, Yasin Korkmaz, Sedat Demir, Mustafa Nebi Filik gibi isimler bulunuyor.
Yapımın konusunu şeytanla büyücü bir kadından doğan bir yaratığın karanlık bir mahzende zincirlere bağlı yaşarken zincirlerinden kurtularak köyde yaşamını vahşice sürdürmesini ve yaptığı katliamlar oluşturuyor. Annesinin hastalanması üzerine 20 yıldır gitmediği köyüne gitmeye karar veren Mehmet, eşi ve çocuklarıyla birlikte köye doğru yola çıkarlar. Köye vardıklarında annesinin çoktan ölmüş olduğunu öğrenen Mehmet ve ailesi, definden sonra da birkaç gün köyde kalmaya karar verirler. Annesinin evinde kalan Mehmet ve ailesinin kulağına hemen yanlarındaki evde yaşayan büyücü kadınla ilgili dedikodular gelmektedir. Kısa bir süre içerisinde olaylar kontrolden çıkacaktır.
Çekimleri oldukça kötü olan yapımın makyajlarından oyuncuların performanslarına değin her konuda teknik anlamda başarısız olduğunu söylemek mümkün. Bazı sahnelerde sesin kapalı kalmasından, ses ile görüntü senkronundaki sorunlara, devamsızlık hatalarına değin pek çok sorun göze çarpıyor. Kültür Bakanlığı’na verilen konu ile film kıyaslandığında bazı sahnelerin bulunmadığı, bu nedenle de “Bu sahne neden var?” denilebilecek sahnelerle karşılaşılması olası. Yapımın içerisinde büyücünün bir askerle beraber olduğundan söz edilirken gösterilen Uruk-hai’ye benzer yaratıktan sonra bir de “Ne insan ne de asker” gibi bir cümle kurulması, gösterilen vahşi yaratığın ise kırmızı lensli gözleri dışında gündüz gezebilen ancak saldırırken boynu hedef alarak gösterilmesi de vampir mi zombi mi leş yiyici mi kısacası ne olduğunu kendilerinin de bilmediği bir yaratık olmasıyla sonuçlanmış. Zira büyücü kadının taşıdığı torbalar olduğu görülmekle birlikte torbalarda ne olduğu gösterilmediği hatta kadının elindeki torba küçükken yaratığın torbayı taşıdığını gördüğümüz bir diğer sahnede başka bir torbaya dönüşmesi gibi devamlılık problemleri de cabası.
Sonuç olarak Günah Şeytanın Oğlu; teknik sorunları, oyunculukların başarısızlığın da ötesinde olması, ne anlattığını bilmemesi gibi nedenlerle gösterime girmemesi gereken bir yapım olduğunun altını kendi kendine çiziyor.
