“Peki izleyicinin günahı nedir?”
CSD Film yapımcılığında 2025 yılında Erzurum’un Karayazı ilçesinde çekilirken ismi 7 İşkence olarak duyurulan, gösterime girerken ise 7 Günahın Laneti olarak güncellenen yapımın yönetmen, senarist ve görüntü yönetmeni koltuklarında Celal Demirtaş otururken, oyuncu kadrosunda ise Çağatay Telli ile Hakan Gökçe bulunuyor.
Yapımın konusunu çocukluk travmaları ve yedi ölümcül günahın karanlığıyla şekillenen suç dolu geçmişinden kaçan zengin bir adamın, maskeli gizemli biri tarafından kapatıldığı mahzende günahlarının bedelini yedi farklı işkenceyle ödemeye zorlandığı doğaüstü ve psikolojik kâbusu oluşturuyor. Engin, küçük yaşta konuşmakta zorlandığı için annesi tarafından büyü yaptırılan, çocukluğundan itibaren acı ve travmalarla büyümüş bir adamdır. Anne ve babasını erken yaşta kaybetmiş, çevresi tarafından dışlanarak yalnız bir hayat sürmüştür. Gençlik yıllarında atıldığı ticarette büyük bir servet kazanmış, ancak zamanla açgözlülük, kibir, öfke ve ihtiras gibi yedi ölümcül günahın karanlığına sürüklenmiştir. İşlediği suçların ardından kırklı yaşlarından sonra farklı kimliklerle kaçak bir yaşam sürmeye başlayan Engin’in hayatı, maskeli gizemli bir kişi tarafından kaçırılıp karanlık bir mahzende alıkonulmasıyla tamamen değişir. Burada, geçmişte işlediği günahların bedelini yedi farklı işkenceyle ödemeye zorlanır. Yaşadıkları kendi bilinçaltının bir yansıması mıdır, yoksa bulaştığı günahların doğaüstü bir cezası mı? Engin, akıl ile paranormal gerçeklik arasında sıkışırken bu karanlık kâbustan kurtulmanın yolunu arayacaktır.
Kötü kadrajlar, yukarıda anlatılan konuyu işleyemeyen ve izleyicilere aktaramayan haliyle de akmayan sahnelerden oluşan dakikalar… Bütçesiz işkence sahneleri, “kanı göster çığlığı ver izleyici ikisini birleştirsin” şeklinde ilerleyen görüntüler ve aralara serpiştirilen dolunaylar…
Sonuç olarak bile demeden bağlamak gerekirse; 7 Günahın Laneti gösterime girmemesi gereken yapımlara eklenirken adını bu listenin ilk sıralarına yazdırmayı da başarıyor.
