“Yılın En İyilerinden…”
HM Productions yapımcılığında çekilen Zir-i Cin 3: Cin Düğümü filminin yönetmen koltuğunda Şeytan Geçidi Enhara (2018), Sir-Ayet (2019), Azra (2021), Mahluk (2022) ve Cin Sureti (2023) filmlerinde oyuncu; Küffar (2023) filminde senaryo yazarları arasında; Zir-i Cin 2 (2023) filminde ise hem yönetmen hem de senarist olarak karşımıza çıkan Burak Küçük oturuyor. Filmin oyuncu kadrosunda Ada Berber, Şenay Karaaslan, Murat Kaçmaz, Handan Barut, Sema Sevinç, Yasemin San, Hanife Özdemir gibi isimler bulunuyor.
Filmin konusunu bir ailenin yaşadığı olaylar oluşturuyor. Ceren, annesini trajik bir cinayette kaybetmiş olup ailesinin de tek çocuğudur. Babası Sadi, ailesini korumak için elinden geleni yaparken, babaannesi Pakize’nin karanlık büyüleriyle yüzleşmek zorunda kalır. Cin düğümü büyüsüyle kuşatılan aile, korku dolu bir kâbusun içine çekilirken, Sadi bu lanetin farkına vardığında her şey için çok geç olacaktır. Ceren, hem ailesini korumak hem de bu büyüden kurtulmak için hayatının en büyük sınavını verecektir.
Jumpscare sahneleri haricinde dram ağırlıklı olarak ilerleyen ancak gerilim atmosferini de mekânlar ve karakterler üzerinden oldukça başarılı bir biçimde sağlamayı başaran, akıcı seyir keyfine sahip bir film çıkıyor izleyicinin karşısına. Sinematografisi oldukça iyi olan filmin mekân kullanımları ve sanat yönetimi de gerçekçi ve inandırıcı. Köyde yer alan en eski evlerin seçilmiş olmasının tekinsizlik atmosferine katkısı rahatlıkla hissedilebiliyor. Yönetmenin inançlarda geçit olarak görülen kapıları kullanma biçimleri de hayli etkileyici. Çoğu amatör korku yapımında karşımıza çıkan başarısız makyaj kullanımı yerine abartıya kaçılmaksızın ancak izleyiciyi de rahatsız edecek kullanımların tercih edilmesi, kötü efektlerin kullanımına dahi başvurulmaması da gerçekçiliği arttırıyor.
Oyuncu seçimleri başarılı olmakla birlikte, özellikle Sadi’nin annesi Pakize’yi canlandıran, daha önce Küffar (2023) filminde de oynamış olan Sema Sevinç iliklerinize dek sinirlerinizi bozmayı başarıyor. Yönetmen Küçük’ün hem oyuncu seçimlerindeki başarısı hem de oyuncuların performanslarının bu derece gerçekçi olması konusundaki çabası da hanesine artı puan olarak ekleniyor.
Filmde gerek baba-kız gerekse karı-koca arasındaki diyaloglardaki gerçekçilik inandırıcılığı arttırmakla birlikte hiçbir gereksiz sahnenin olmaması ve anlamsızca sahnelerin uzatılmaya çalışılmaması da başka bir artı puan olarak yönetmen hanesine işleniyor.
Filmin handikabı sıklıkla işlenen büyü-cin ekseninde bir hikâye sunuyor olması. Büyü-cin ekseninde başlayan hikâye sonrasında rotasını başka bir yöne kırarak bu handikabı dönüştürmeye de çabalıyor. Final biraz daha çarpıcı olabilse izleyicilerin salondan çok daha etkilenmiş biçimde çıkacaklarını da söylemek mümkün. Filmin hikâyesinde bazı küçük boşluklar bulunsa da akışın ve atmosferin etkisiyle kaybolup gidiyor. Şenay Karaaslan’ın canlandırdığı Zehra karakterinin telefon konuşmaları sırasında göze çarpan manikürlü ve ojeli tırnakları inandırıcılığı bir tık sekteye uğratsa da yalnızca dikkatli izleyicilerin fark edeceği bir detay olduğundan nazar boncuğu olarak sayılabilir.
Filmin ciddi bir şiddet sahnesi ya da sakatatlı, beden uzuvlu tabiri caizse bir kan banyosu barındırmamasına rağmen yaş sınırlandırması olarak 18+ alması ise düşündürücü. Zira göğüsleri açık olup bembeyaz bir külotla tüm film boyunca dolanan bir kadın karakterin bulunduğu, hatta bıçakla işkence yapılarak göğüslerine kesikler atılmasının gösterildiği Şeytanın Elçileri (2023) 16+ sınırlandırması ile gösterilmişti.
Sonuç olarak Zir-i Cin 3: Cin Düğümü; Zir-i Cin serisinin en başarılı filmi olmakla birlikte, hem yaşanmış bir olaydan yola çıkması hem de filmde gerçekçiliği oyuncuların performanslarından sanat ve mekâna değin sağlayabilmesi ile sınıfı geçen bir yapım olarak bu seneki birçok rakibinden rahatlıkla sıyrılmayı başarıyor.
