28 Nisan 2026
seytan-tahtasi-banner

“Vizyona Girdiysen Üç Defa Vur…”

Alfa Film yapımcılığında Sakarya’nın Sapanca ilçesinde çekilen Şeytan Tahtası filminin yönetmen ve senarist koltuklarında Serkan Aygören oturuyor. Görüntü yönetmenliğini Kadir Ergin’in üstlendiği filmin oyuncu kadrosunda ise Aykut Toprak Yıldırım, Güldemet Durukan, Gülistan Demircan, Zeynep İngeç, Zeynep Işıklı, Gizem Acavit, Emin Mert Göktürk, Dilek Kaya, Çetin Aygören gibi isimler bulunuyor.

Filmin konusunu tatildeki bir grup gencin ruh tahtasıyla şeytani bir varlığı çağırması oluşturuyor. Bir grup genç tatil yapmak için Sapanca’da bir villada kalır. Bölgede gezip eğlenen gençler akşam buldukları ruh tahtasıyla villada oyun oynamak ister. Oyuna göre her sordukları soruya bir varlık ruh tahtası aracılığıyla cevap verecektir. Gençler ilerleyen saatlerde oyunu bitirmeden odalarına çekilir ve bilmeden şeytani bir varlığı eve çağırırlar. İlerleyen zamanda varlık kendisini gösterir ve gençler ölmeye başlar. Gençlerden kimse hayatta kalamaz. Aradan geçen uzun zamandan sonra başka birkaç genç villaya tatile gelir ve evde ruh tahtasını bulur.

Filmin eleştirisine geçmeden önce, ilginç bir vizyon hikâyesiyle karşı karşıya olduğumuzu belirtmek isterim. Normalde 20 Haziran 2025’te gösterime girecekken, vizyon tarihinden iki gün öncesinde 3 Ekim 2025 tarihine ertelenen yapım; vizyon tarihine bir gün kala tekrar 20 Haziran’a gün aldı ve Türkiye çapında 6 salonda gösterime girdi. İstanbul’da tek bir lokasyonda gösterime giren bu filmi izlemek için sinemaya gittiğimde DCP linki daha sinemaya sabah gönderildiği için saat 17.00 seansına giremedim; saat 19 seansına da indirme bitmemişti ve büyük bekleyiş 21.05 seansında sona erdi de izleyebildim… Dolayısıyla dağıtımcısının ve yapımcısının dahi çok umudu olmadığı belli olan bu filmi izlemek için (gidiş – dönüş yolunu saymazsak) dört saat boyunca sinemada beklemek zorunda kaldım.

Kadrajları bazı sahnelerde oldukça kötü olan ancak genel olarak çekimleri orta halli olan filmde oyuncuların performansları gerçekçilikten oldukça uzak. Fazla tiyatral ve yüksek performans sergilemelerinin yanı sıra yürüyerek gideceklerini söyledikleri yere sonrasında araba ile gitmeleri gibi mantık hataları da bulunuyor. Çoğunluğu gece çekimi içeren filmin ışık konusunda da sorunları bulunuyor. Bazı sahneler çok karanlıkken bazı sahnelerde oyuncuların üzerine gereksiz şekilde fazlasıyla ışık düşüyor.

Filmin çekimleri sırasında özellikle Türkiye’de ilk çıplak karakter olması üzerine yapılan haberlere de değinmek gerekiyor. Filmde cin karakterini canlandıran Dilek Kaya’nın rolü için her gün 7 saat süren çıplak vücuduna yapılan vücut makyajı uygulamasına dair haberler yapılmıştır. Ancak filmde az önce değindiğim şekilde ışıklandırma yetersiz olduğu için bu makyaj ve haberi yapılan bu durum izleyicilere pek de yansıtılamamış.

Her ne kadar filmin konusunda ruh tahtası villada bulunmuş şekilde geçse de, filmde tahta Çetin karakteri tarafından bir antikacıdan alınmakta ve villaya tatile giderken yanında getirmesiyle oraya gelmektedir. Bu ve bunun gibi sorunlar da izleyicinin film ile bağ kurma ve özdeşleşmesinde sorunlara neden olmaktadır. 63 dakikalık bu film, aslında konusunda görünmeyen antikacıya gidilmesi, villaya gelindikten sonra yapılan çevre yerlerdeki gezintiler gibi sahneler çıkarılıp tam olarak özüne yani tahtaya odaklandığında ise uzun metraj olamayacak bir kısım çıkıyor. Haliyle bu da yerli korku filmlerinde karşımıza sıklıkla çıkan kısa metrajdan uzun metraja çekiştirilme mantığının uygulanmış olduğunu da ortaya koyuyor.

Sonuç olarak Şeytan Tahtası; teknik açılardan birçok yetersizliği bulunan, bu nedenle de sinemalarda gösterime hazır olmayan haliyle de aslında gösterime girmemesi gereken yapımlardan biri olmaktan kurtulamıyor.