“Tek Kişilik Dev Kadro…”
Çekimleri 2023 yılında tamamlanan Bozzo In The Woods’un yönetmenden yapımcıya, senaristliğinden müzisyenliğine hatta görüntü yönetmenliğinden sanat yönetimi ve kostüme değin neredeyse bütün koltuklarında Ömer Sarı bulunuyor. Oyuncu kadrosunda ise Tolga Sabuncu, Ceren Ergüven, Hunde Sude Alınca, Mustafa Kemal Potuk, Rıdvan Kurnaz gibi isimlerden söz etmek mümkün.
Filmin konusunu antik bir iblisin kaçması sonrası onu durdurmaya çalışan bir paralı askerin yaşadığı olaylar oluşturuyor. Eski antik çağlardan beri varlığını sürdüren soylu Darius Crimson ailesi, binlerce yıldır herkesten gizli bir şekilde sakladıkları, dünyaya zarar verebilecek “Lazarus” adlı karanlık gücü kontrol altında tutmaktadır. Ancak, bu güç bir şekilde kontrolden çıkar ve büyük bir tehdit oluşturmaya başlar. Bu tehlike karşısında, General Isac, “Lazarus” adlı kayıp eseri araştırmak ve bu gücü durdurmak üzere Teğmen Skyler ve ekibini gizli bir görevle görevlendirir. “Lazarus” eseri, ölüleri diriltebilme gücüne sahiptir. Bu karanlık gücün peşinde olanlar, onu ya iyilik için ya da kötü emelleri için kullanmak istemektedir. Tam da bu sırada, ormanda masumca kamp yapan insanlar, kendilerini bu güç savaşının ortasında bulurlar ve av başlar.
İngilizce olarak çekilmiş olan filmde, dudaklar ile sesin tonu tutmuyor, yer yer film piksellere dağılıyor. Filmin inandırıcılık ve gerçekçilik konusunda ise görsel olarak başka sorunlar göze çarpıyor. Antik çağlardan beri hüküm süren aile ile gizli tarikat üyelerinin kostümcüden yeni alındığı belli olan, üzerinde leke, kir ya da yıpranmışlık dahi bulunmayan ortaçağ kıyafetleri içerisinde gezinmeleri, bir kalede toplantı yapmaları ve halen savaş aleti olarak kılıç kullanmaları gibi absürtlükler fazlaca Amerikan filmine maruz kalınması sonrası yapılan bir proje olduğunu fazlasıyla hissettiriyor. Oyuncuların başarısız performansları dövüş sahneleri ile kapatılmaya çalışılsa da kilometrelerce ötesi görülebilen bir tarlaya 4 özel hareket askerinin kamyondan takla atarak inip Terminatör gibi düştükten sonra birbirlerini beklemesi gibi görsel saçmalıklar eklenince bunlar da işe yaramaz hale geliyor.
Kalede oturup kılıçla savaşan ortaçağ kıyafetli gizli tarikatın, kitabı saklamak için verdikleri kişinin onu gizlemek yerine modern dizayn edilmiş evinde cam bir sehpanın içinde tutması da cabası. Adeta izledikleri korku ve fantastik türündeki filmlerden beğendikleri sahneleri alarak tekrar çekmiş gibi görünmesinin bir nedeni de mantık ve bağlam çerçevesine oturtulmamış diyalogların da bulunması. Örneğin öyküde Bozzo denilen varlığın öldürülmesinin tek yolunun Darius Crimson soyundan gelen birinin kanının sayfalara damlatılması olduğu söylendiği halde Bozzo son aşamada zahmetsizce öldürüldükten sonra kitaba kan dökülüyor. Ya da kim olduğunu anlayamadığımız cadı benzeri bir kadın Bozzo tarafından ortaçağ döneminde cadıların konulduğu kafeslere benzer kafeslere konulup yakılıyor ancak yine Bozzo tarafından kaçırılmış diğer kampçı kadınlar derince kazılmış bir çukurun içine konulup ara sıra üzerlerine toprak atılıyor. General Isac (hayır yanlış yazmadım roll-caption’da da bu şekilde yazılmış) ve Amerikalı olduğunu düşündüğümüz askerleri ellerindeki para dolu çanta ile (paraların sahte oldukları izleyicilerin adeta suratına çarpıyor) Türkçe “muhasebe” yazılı bir tabelanın önünden geçiyorlar. Böyle bakıldığında oturup birkaç filmi izledikten sonra “Bak şu sahne güzelmiş, buna benzer bir şey çekelim” diyerek önce kostüm dükkanına uğradıkları sonra da ormana giderek çekimleri hallettikleri maalesef izleyicilere fazlasıyla yansıyor.
Filmde başarılı diyebileceğimiz tek kostüm Bozzo’nun kostümü olsa da kostüm ve karakter maalesef bu mantıksızlıklar silsilesini görmezden gelmeye yetmiyor.
Bu arada belirtmek gerektiğini düşünüyorum; demon Bozzo denildiği zaman bir şey değişmiyor, halihazırda İslam inancında yer alan “cin” kavramı ile “demon” denilen unsur taban tabana aynı unsurlar. Yani bunun cin içermeyen bir korku filmi olduğunu söylemek de bu nedenle mümkün değil.
Sonuç olarak Bozzo In The Woods; uzmanlık alanı bambaşka kişilerden oluşması gereken sinema filminin uzmanlık alanı belli olmayan tek kişinin elinden çıkmasının sonuçlarını rahatlıkla gözlemleyebileceğiniz, gösterime girmemesi gerekirken Türkiye çapında 57 salonda vizyona sokulmuş başarısız bir yapım olmaktan öteye geçemiyor.
