28 Nisan 2026
cinni-zifir-banner

“Bana Adını Söyle!”

Büyük Galileo Film ile Mercury International ortak yapımcılığında çekilen Cinn-i Zifir’in yönetmenliğini ve senaristliğini Şeytan1 (2023)’in de yönetmenliğini ve senaristliğini yapmış olan Özlem Yiğit üstlenmiş. Görüntü yönetmenliğini Hakan Yücel’in, müziklerini Kajin Dara’nın yaptığı yapımın oyuncu kadrosunda ise yönetmen Özlem Yiğit’in yanı sıra Özkan Güneş, Tuba Erdem, Sinan Uysal, Taha Koşmaz, Ömer Çelik, Kadri Aydemir, Özgür Erdem Aydemir gibi isimler bulunuyor.

Yapımın konusunu Şeytan1 (2023) adlı yapımda da olduğu gibi lanetli bir fotoğraf makinası oluşturuyor. 1970’li yıllarda bir fotoğrafçı, cin çıkarma ayinine katılır. Bu ayin sırasında çıkarılan cin fotoğraf makinasına hapsolur. Günümüze gelindiğinde ise Özkan adlı sessiz bir adam tarafından bulunan bu fotoğraf makinası, adamın çevresindeki insanların birer birer ölmeye başlamasına neden olur.

Yapımın açılışında isminin Cin-ni Zifir olarak yazıldığını gördüğünüzde aslında başınıza neler gelebileceğini ilk dakikadan hissedebiliyorsunuz. Kadrajların sol köşelerinin bulanık olduğu yani kameraların düzgün konumlandırılamadığı sahneler, iki cümleyi iki dakikaya yayarak telaffuz eden karakterler, evindeki temizlikçi terlikle gezerken kendisi topuklu ayakkabılarla gezen sosyetik kadınlar, karanlık oda olarak kullanılan ama buna dair alet edevat niyetine duvara iple asılmış iki fotoğraf ve bir yatak (evet yanlış okumadınız yatak) bulunan karanlık oda tasarımlarına ek olarak sadece yapımın dakikalarını uzatmak adına uzun uzun gösterilen anlamsız yürüme sahneleri…

Yapımın takdir edilebilecek tek yanı, yönetmenin önceki yapımında başvurduğu kadın bedeni teşhirine başvurmamış olması. Bu yapımda havlu ile gezinilen sahnede Özlem adlı sosyetik kadını canlandıran yönetmen kendini feda etmeyi tercih etmiş ancak bunda da istismardan olabildiğince kaçınmış.

Sonuç olarak Cinn-i Zifir; gösterime girmemesi gereken yapımlardan bir yenisi.