“Sihirli Değnekle Dokunulmuşçasına Dönüşmek…”
Universal Pictures, Blumhouse ile Cloak & Co ortak yapımcılığında çekilen Wolf Man, Türkiye’de gösterime girdiği adıyla Kurt Adam filminin yönetmen koltuğunda The Matrix Reloaded (2003), Saw (2004), Saw III (2006), Death Sentence (2007), Dying Breed (2008), Insidious (2010), Insidious: Chapter 2 (2013), Insidious: Chapter 3 (2015), The Bye Bye Man (2017), Keep Watching (2017), Insidious: Red Door (2023) gibi filmlerde oyuncu olarak karşımıza çıkan; Insidious: Chapter 3 (2015), Upgrade (2018), The Invisible Man (2020) gibi filmlerin ise yönetmenliğini yapmış olan Leigh Whannell oturuyor. Senaryosunu yönetmen Whannell ile Corbett Tuck’ın birlikte kaleme aldıkları, görüntü yönetmenliğini Stefan Duscio’nun üstlendiği, müzikleri Benjamin Wallfisch tarafından yapılan filmin oyuncu kadrosunda ise Julia Garner, Leigh Whannell, Christopher Abbott, Sam Jaeger, Matilda Firth, Benedict Hardie gibi isimler bulunuyor.
Filmin konusunu dolunay sırasında bir kurt adamın hedefi hâline gelen bir ailenin hayatta kalma mücadelesi oluşturuyor. Öz babasının ortadan kaybolması ve öldüğünün sanılması üzerine Oregon kırsalındaki ücra çocukluk evini miras alan San Francisco’lu bir baba olan ve işinde gücünde karısı Charlotte ile evliliği yıpranan Blake, Charlotte’u şehirden uzaklaşmaya ve küçük kızları Ginger ile birlikte evi ziyaret etmeye ikna eder. Ancak aile gecenin köründe çiftlik evine yaklaşırken, görünmeyen bir hayvanın saldırısına uğrar ve çaresiz bir kaçışla, yaratık çevrede dolaşırken kendilerini eve atıp barikat kurarlar. Ancak gece uzadıkça Blake tuhaf davranmaya başlar, tanınmaz bir şeye dönüşür ve Charlotte evlerinin içindeki dehşetin dışarıdaki tehlikeden daha ölümcül olup olmadığına karar vermek zorunda kalır.
Çekimleri ve özel efektleri başarılı olsa da gerginlik ya da korku atmosferini kurmayı başaramayan, üstelik şaşırtıcı olmayan twistler yapmaya çalışan bir film bekliyor izleyicileri. Başlangıç ve finali belli bir matematiğe uydurmaya çalışılmış ancak döngüyü sembolize eden bu matematik ise maalesef izleyicilere filmin etki etmesinin önüne adeta set çekmiş. Oyuncuların performansları orta halli olsa da o kadar tahmin edilebilir davranışlar sergileniyor, o denli tahmin edilebilir hamleler yapılıyor ki daha ilk sahnelerden filmin finalini rahatlıkla tahmin etme fırsatı izleyiciye adeta altın bir tabakta sunuluyor.
Filmin artısı, kurt adamın gözünden dünyayı göstermeye çalışması sayılabilir. İzleyicilerde hedeflediği duygusallaştırma (bir anlamda ötekinin gözünden bakabilme) etkisini sağlayamasa da bunun iyi niyetli bir çaba olduğunu kabul etmek mümkün. Yönetmen Whannell, 2020 yılında her ne kadar Görünmez Adam’ı dirilterek kadına karşı şiddet gibi toplumsal bir konuyu da içine çekerek yeni bir şeyler söyleyebilmiş olsa da Kurt Adam’da ilişkisi kopmakta olan ebeveynler ile çocuklarını merkeze almaya çalışan bir hikâye deniyor ama bu kez yeterince derinlikli olmayan karakterler, dönüşümün çok hızlı olması ve bolca mantık hatası bulunması gibi sebeplerle başarı yakalamayı ıskalıyor.
Son dönemde korku sinemasının en eski canavarları birer birer hortlatılıyor. Zamanında ilk kez denenmiş olan ve yapımların kült mertebesine ulaşmasını sağlayan gölgelerin kullanımı, çarpıklıkların göz alıcılığı ya da stop motion tekniğiyle yapılan özel efektler özellikle teknolojinin bu denli geliştiği, yapay zekâ ile videoların yaratılabildiği bu çağda çok da işe yaramıyor. Zira o tekniklerin önemi, dönemlerindeki olanaksızlıklara rağmen yapılabilmelerinde gizliydi. Teknolojinin ilerlediği günümüzde görsellik ve sinematografi zaten cepte iken yapılması gereken hikâyenin etkileyiciliği ve şaşırtıcılığı. Bunlar olmayıp, bir de aksine hikâyelerin de yaratıcılıktan uzak olması sinemaseverler açısından hayal kırıklıkları ile sonuçlanıyor. Haliyle altın çağ korku figürleri boş yere dirilip dirilip mezarlarına geri dönüyorlar.
Sonuç olarak Wolf Man; yönetmenin şimdiye dek çekilmiş en banal öyküyü sunmaya çalıştığı, sinematografik olarak sınıfı geçse de akılda kalıcı hiçbir sahnesi bulunmadığı için izleyip unutulmaktan öteye geçemeyecek, ilk akla gelen matematikle öyküsü kurulmuş bir film olmaktan kurtulamıyor.
