“Kamos’un K’si…”
Disa Medya yapımcılığında çekilen Kamos’un yönetmen koltuğunda Göktaşı (2018) filmi ve Uyanış: Büyük Selçuklu (2021) dizisinde oyuncu olarak karşımıza çıkan Mehmet Şerif Pirbudak oturuyor. Senaryosunu da Pirbudak’ın kaleme aldığı yapımın oyuncu kadrosunda ise Pirbudak’ın yanı sıra Hakan Bilgin, Ayhan Işık, Ceyda Tepeliler, Orhan Gözüm, Muhammed Subaşı, Elif Sude Kök, Melisa Seda Öz, Mehmet Varol, Beyza Yazıcı, Efe Berkay Ertan, Emrah Macit, Bahar Bacaksız, Erhan Şahin, Taha Yıldırım, Derin Göçer, Selman Göçer, Yavuz Göçer, Yavuz Göçen, Görkem Kaçar, Zehra Kazu, Ali Ünal, Cafer Demirayak, Doğan Doğan, Sefa Durum, Esma Gül Kutucu, Zeynep Boncuk, Mustafa Çubuk, İhsan Samet Bayraktar gibi isimler yer alıyor.
Yapımın konusunu rüyalar aracılığıyla avlanan efsanevi bir varlığın peşine düşen bir grup araştırmacının yaşadıkları olaylar oluşturuyor. Genç bir kadının yatağında ölü bulunmasıyla başlayan gizem, ardında açıklanamaz izler bırakır. Peş peşe gelen esrarengiz ölümler, bir grup araştırmacıyı insan zihninin derinliklerinde gizlenen “Kamos” adlı karanlık bir varlıkla yüzleşmeye zorlar. Efsanelere göre, rüyalar aracılığıyla avlanan bu varlıktan kaçış imkânsızdır ve gerçek ile kâbus arasındaki çizgi silinirken, bu korkunç varlığı durdurmanın bir yolu olup olmadığı sorgulanacaktır.
Çekimleri ve kadrajları başarılı, mekân kullanımları yerinde ve diğer yerli yapımlara göre bütçesinin yüksek tutulduğu fazlasıyla hissedilen filmin oyuncularının performansları için aynı şeyleri söylemek maalesef mümkün olamıyor. Büyü-cin ekseni yerine adından da anlaşılacağı üzere Anadolu temelli kötücül bir cin olan Kamos teması üzerinden ilerleyen film, Amerikan korku yapımlarının matematiğini kullanarak ilerlemeyi tercih ediyor ancak bunu yaparken korku sahneleri kullanmayı ihmal ediyor. Bu nedenle de film, korkudan ziyade fantastik bir atmosfer sunmakla yetiniyor. Benzer bir hataya geçen yıl gösterime giren Biaz: Kara İyenin Laneti (2024) de düşmüş ancak Kamos (2025)’a kıyasla daha iyi oyunculuklar, daha iyi görsel efekt ve daha başarılı bir atmosferle izleyicilerle buluşmuştu.
Fragman olarak da izleyicilerle buluşan, yapay zekâ yardımı ile yapılmış Kamos adlı varlığın tarihçesini gösteren görüntüler ile başlayan filmde kullanılan görsel efektler de oldukça başarısız. Grenlere ayrılan görüntüler, renklerin kayması gibi sorunlar da bu sahnelerde izleyicilere eşlik ediyor.
Gizli bir örgütte çalıştığını anladığımız karakterlerden birinin dokunarak hissetme gibi bir özel yeteneği olduğunu izleyicilere veren ancak diğer karakterlerde bu özel yeteneklerin var olup olmadığını dahi izah etmeyen, adeta koşarçasına yapılan bir girizgahla filmle başlanıyor. Adli tıp akademisyeni olan kadın karakteri canlandıran Ceyda Tepeliler ve adli tıp öğrencisini oynayan Melisa Seda Öz suratlarındaki adeta maske gibi makyajlarıyla filmin halihazırda zor ayakta duran gerçekçiliğini iyice yapaylaştırıyorlar. Tekrar eden replikler, kötü mizansenler ve mantık hataları kötü oyunculuk performanslarına eklenince ortaya başarısız bir yapım çıkıyor.
Devamının geleceğini vurgulayarak final yapan filmin devamının fantastik mi yoksa korku türünde mi olacağı; devam filminde görsel efektler konusuna bütçe ayırıp ayırmayacakları ise bilinmezlik olarak kalıyor.
Bir de ilginç bir detay ekleyelim: Filmin başrolleri arasında yer alan, Korku Takvimi (2022) filminden anımsayacağımız Melisa Seda Öz’ün ismi nedendir bilinmez afişte ve internetteki künyelerde yer almıyor. Oysa filmde sadece bir anlığına görünen figürasyonda yer alan birçok kişinin adı dahi afişe yazılmış durumda.
Sonuç olarak Kamos; yerli rakiplerine nazaran birçok teknik donanımı sağlasa da oyuncuların performansları, efektlerin başarısızlığı ve mantık hataları nedeniyle sınıfı geçemeyen yapımlar arasına adını yazdırmaktan kurtulamıyor.
