7 Nisan 2026
biaz-banner

“Gençler İçin ‘Korku 101’…”

Aver Production yapımcılığında, büyük bir bölümü Beykent Üniversitesi Kampüslerinde çekilen Biaz: Kara İyenin Laneti filminin yönetmen koltuğunu Erkut Altındağ ile Volkan Özgümüş paylaşıyorlar. Senaryosunu yönetmen Altındağ ve Özgümüş ile birlikte Ayşe Günsel ve Hüseyin Gül’ün kaleme aldıkları filmin görüntü yönetmenliğini Özgür Demir üstlenmiş. Müzikleri Can Atilla tarafından yapılan filmin oyuncu kadrosunda ise Nurseli Tutku Ulus, Kutay Kalabalık, İbrahim Yiğit Çınar, Ceren Güzin Sönmez, Gökhan Toprak, Ayça Aşık, Hakan Hüseyin Gül gibi isimler bulunuyor.

Filmin konusunu bir grup gencin eğlenmek için giriştikleri bir oyununun ölümcül hâle gelmesi oluşturuyor. Üniversitede dişçilik fakültesinde okuyan dört yakın arkadaş finallerinden sonra streslerini atmaya karar verir ve ruh çağırma ayini düzenlerler. Eski bir kara büyü kitabı kullanarak mitolojik bir varlık çağırırlar. Başlangıçta eğlenceli gibi görünen bu ayin, ölüm kalım savaşına dönüşür. Gençler, geçmişin lanetini çözmek ve karanlığın gücüyle başa çıkmak için umutsuz bir mücadeleye girerler.

Çekimleri ve kadrajları başarılı, mekân kullanımları yerinde ve diğer yerli yapımlara göre bütçesi yüksek tutulduğu fazlasıyla hissedilen film için ruh çağırma tahtasının dahi özel olarak tasarlanmış olduğu göze çarpıyor. Nurseli Tutku Ulus ve Kutay Kalabalık’ın performansları oldukça gerçekçi ve göz doldururken diğer oyuncular onlara orta halli performanslarıyla eşlik etmeye çalışıyorlar. Akıl hastanesindeki sahnelerde bazı mantık hataları bulunsa da bu yılın teknik açılardan sorunu olmayan ve izlenebilir az sayıdaki filmin arasına şimdiden rahatlıkla girmiş durumda.

Büyü-cin ekseni yerine adından da anlaşılacağı üzere Orta Asya temelli kötü ruh teması üzerinden ilerleyen film, Amerikan korku yapımlarının matematiğini kullanarak ilerlemeyi tercih ediyor. Reklam olmaması adına üniversitenin adının dahi Güneş Üniversitesi olarak değiştirilmesi gibi incelikli çalışmalar içeren filmdeki sorun korku sahnelerinin az olması ve daha çok gençlere yönelik bir macera filmi havasında ilerlemeyi tercih etmesi. Karşılaşılan sorunlara çözüm üretilmesi ve bir sorunun üstesinden gelindikten sonra diğer sorunla karşılaşılması üzerinden adeta bir oyun mantığıyla ilerleyen senaryoda korku sahnelerinin yetersizliği ve klişelere kayması dışında bir sorun bulunmuyor. Klişelere kayılmış olması nedeniyle halihazırda az sayıda olan korku sahnelerinin de izleyicileri tatmin etmeyecek sahnelere dönüşmesi, filmin tek handikapı.

Devamının geleceğini vurgulayarak final yapan filmin, serinin sonrasında korku dozunu arttırıp klişelerden daha özgün bir hâle geçmesi halinde gelecek vaat ettiğini söylemek mümkün.

Bütün bunlara rağmen, asıl sorgulanması gereken şey ülkemizdeki dağıtım kriterleri. Ammon gibi sinemanın bütün faktörlerini başarısızca harmanlamış bir yapım 100’ü aşkın salon bulurken; onunla aynı hafta gösterime giren ve fondaki pankartlardan karakterlerin ellerindeki kupalara kadar her detayın özenle tasarlandığı Biaz: Kara İyenin Laneti 60 salonda kalıyor. Böyle bir ortamda, özen gösterilmiş işlerin karşımıza çıkma ihtimali günden güne azalmasın da ne olsun?

Sonuç olarak özellikle başrolde yer alan iki oyuncunun performanslarının gerçekçiliği ile dikkat çeken Biaz: Kara İyenin Laneti; özgün bir iş olmak adına cin-büyü ekseninden sıyrılarak Amerikan matematiği ile Orta Asya inançlarını birleştirmeye çalışan ancak korku sahnelerine yeterince eğilemeyen iyi bir film.